-
"MAHMUD" Kelimesi için arama sonuçları
Yapılan arama sonucunda 8 adet kayıt bulundu.
-
-
mahmude : (Türkçe - İngilizce Sözlük)
- 1. scammony. 2. scammony resin.
-
-
MAHMUD : (Osmanlıca - Türkçe Sözlük)
- Medh olmaya müstehak, medhe lâyık. Öğülmüş, medh ü senâ olunmuş. * Peygamberimizin isimlerindendir. *
Tar: Ebrehe'nin Kâbeyi yıkmak için getirdiği filin adı.
-
-
MAHMUD-U BİL-ITLAK : (Osmanlıca - Türkçe Sözlük)
- Her cihetle ve bütün hallerde medhe ve hamde elyak olan Cenab-ı Hak.(Hiç mümkün müdür ki: Bir baharı
halk edemiyen ve bütün meyveleri icad edemiyen ve yeryüzünde sikkeleri bir olan bütün elmaları inşa
edemeyen; onların bir misal-i musaggarı olan bir elmayı halk edip o elmayı ni'met olarak birisine yedirsin,
şükrünü kazansın, Mahmud-u Bilıtlak'a hamd noktasında iştirak etsin. Hâşâ! M.)
-
-
MAHMUD-ÜL HİSÂL : (Osmanlıca - Türkçe Sözlük)
- İyi ahlâk sahibi.
-
-
MAHMUD-ÜŞ ŞİYEM : (Osmanlıca - Türkçe Sözlük)
- Medhedilecek huylara sâhib olan. Beğenilen ve takdir edilen hasletler kendinde bulunan.
-
-
MAHMUDİYE : (Osmanlıca - Türkçe Sözlük)
- Sultan 2. Mahmud adına yapılan ve kalyon büyüklüğünde olan eski bir harp gemisi. * Sultan 1. Mahmud
zamanında basılan 23 ayar altın. * Sultan 2. Mahmud zamanında basılan ve yirmibeş gümüş kuruş değerinde
olan ince altın sikke.
-
-
MAHMÛD : (İslami Terimler Sözlüğü)
- 1. Övülmüş, övülen.
Kalbin mahmûd hâlleri; sabır (Allah'tan gelenlere tahammül etmek), şükür (her nîmeti
Allahü teâlâdan bilmek), havf (Allah'ın azâbından korkmak), recâ (Allah'ın rahmetini ümîd
etmek), rızâ (Allah'tan gelenlere boyun eğmek, hoşnûd olmak, kadere karşı g elmemek), zühd
(dünyâya düşkün olmamak), takvâ (haramlardan kaçınmak), kanâat (elinde olana râzı olup,
daha çok istememek), cömertlik ile bütün nîmetleri Allah'tan bilip O'na bağlanmak, iyilik,
hüsn-i zân (iyi zan, iyi düşünce), güzel ahlâk, iyi geçim, doğruluk ve ihlâs (her şeyi Allah rızâsı
için yapmak) hâlleridir. (İmâm-ı Gazâlî)
2. Peygamber efendimizin güzel isimlerinden biri.
Ahmed, Muhammed, Mahmûd, hep över seni Allah
Senin isminle biter lâ ilâhe illallah
Bundaki ince sırrı anlamaz, bilmez gümrâh,
Kendi adıyla yazmış senin adını Rahmân
(Hazret-i Muhammed'in Hayâtı)
3. Ebrehe'nin, Kâbe'yi yıkmak üzere ordusunda getirdiği filin adı.
Resûlullah efendimizin doğmasına iki ay kadar zaman kala, Fil vak'ası meydana geldi. Bir
çok insanlar akın akın gelip, Kâbe'yi ziyâret ediyorlardı. Buna mâni (engel) olmak isteyen
Yemen vâlisi Ebrehe, Kâbe'yi yıkmağa karar verdi. Bu maksadla büyük bi r ordu hazırlayıp
Kâbe'ye yürüdü. Ebrehe'nin ordusunda, "Mahmûd" denilen bir de fil vardı. Ebrehe, Kâbe'ye
yönelince, bu fil yere çöküp yürümez oldu. Hâlbuki Yemen'e çevrilince koşarak gidiyordu.
Allahü teâlâ, Ebrehe'nin ordusu üzerine Ebâbîl, yâni Dağ kırlangıcı denilen kuşlardan bir sürü
gönderdi. Bu kuşların her biri, biri ağzında, ikisi de ayaklarında olmak üzere nohut veya
mercimek büyüklüğünde üçer taş taşıyordu. Ebrehe'nin ordusu üzerine bırakılan bu taşlar,
hepsini helâk etti. Bu vak'a, Kur'ân-ı kerîmin Fil sûresinde anlatılmaktadır. (Bkz. Fil Sûresi)
(İbn-i Esîr)
-
-
mahmude (bingözotu) : (Bitkiler Sözlüğü)
- Çitsarmaşığıgiller familyasından; Anadolu'da ve Suriye'de
yetişen, sarılarak tırmanan, sürünücü ve sütlü, çok yıllık bir
bitkidir. Gövdesi ince ve tüysüzdür. Çiçekleri beyaz ve
sarımsı renktedir. Meyvesi 4 tohumlu, 2 gözlü bir
kapsüldür. Kökleri uzun ve kalındır.
Kökü, nişasta, tanen, müsilaj ve "skammonin" taşır. Ev
ilaçlarında kullanılmaması tavsiye edilir.
Faydası : Kalınbağırsağa tesir eden tahriş edici bir
müshildir. Frengide faydalıdır.

