-
"when" Kelimesi için arama sonuçları
Yapılan arama sonucunda 10 adet kayıt bulundu.
-
-
when : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- z. ne zaman: When will they return? Ne zaman dönecekler? bağ. 1. -diğinde; -diği zaman; -ince; -diği (gün, saat v.b.): You have to get up when the bugle blows. Boru çaldığında kalkman lazım. Start when you please. İstediğin zaman başla. When Faruk arrived she was still dressing. Faruk vardığında hâlâ giyiniyordu. You shouldn´t be thinking of such things when you´re about to kick the bucket. İnsan nalları dikeceği zaman böyle şeyleri düşünmemeli. There were times when he felt like killing her. Onu öldüresi geldiği zamanlar olurdu. We´ll hit the road when the sun goes down. Güneş batınca yola çıkarız. I wonder when she´ll come. Ne zaman gelecek acaba? May´s when the roses are at their best. Mayıs ayı tam gül zamanıdır. 2. -diği zaman, iken, -ken: When prince regent he ruled the country well. Naip prensken ülkeyi iyi yönetti. We saw them when we were in Venice. Venedik´teyken onları gördük. 3. -diğine göre: How can he buy a yacht when all he makes is four hundred million liras a month? Ayda sadece dört yüz milyon lira kazandığına göre nasıl yat alabilir? 4. (-mesi gerektiği) halde, iken, -ken: When he should have gotten at least five hundred million, he only got two hundred million. En az beş yüz milyon lira alması gerekirken sadece iki yüz milyon aldı. 5. (-mesi mümkün olduğu) halde, iken, -ken: She paid, when she could have gone in free. İçeri bedava girebileceği halde para ödedi. zam. ne zaman: Don´t ask me when! Bana zamanını sorma! I don´t know when. Ne zaman olacağını bilmiyorum.
-
-
When did you see him last? : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- Onu son kez ne zaman gördünüz?
-
-
When ever ...? : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- k. dili (Soruyu vurgulamak için kullanılır.): When ever will you be on time? Sen ne zaman vaktinde geleceksin?
-
-
When he finished the course he was none the wiser than he was when he began it. : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- Kurs bittiğinde hiçbir şey öğrenmemişti.
-
-
when the time is ripe : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- zamanı gelince.
-
-
When this becomes known it´ll really set tongues wagging. : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- k. dili Etrafa yayılınca herkesin diline pelesenk olacak.
-
-
when you please : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- ne zaman isterseniz.
-
-
whence : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- bağ. 1. nereden: Send it back to the place whence it came. Onu geldiği yere geri gönder. 2. bu yüzden, bundan dolayı: He couldn´t answer any of my questions correctly; whence I concluded he was an impostor. Hiçbir sorumu doğru cevaplayamadı. Bu yüzden sahtekâr olduğuna karar verdim. z., eski nereden: Whence come you? Nereden geliyorsunuz?
-
-
whenever : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- bağ. ne zaman ... ise, her ... -diğinde: Whenever I see her I think of that day. Kendisini ne zaman görsem o günü düşünürüm.
-
-
whensoever : (İngilizce - Türkçe Sözlük)
- bağ., bak. whenever.

