İLLE


Results for "İLLE"

Ottoman - Turkish Dictionary

İLLE

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(İllet) Esas sebeb. Vesile. * Hastalık, maraz, dert, sakatlık. Mûcib, maksad, gaye.(...Göz ile görünmeyen bir mikrob, bir hayvancık, küçüklüğüyle beraber pek ince ve garib bir makine-i İlâhiyeyi hâvidir. O makina mümkinattan olduğundan vücud ve ademi mütesavidir. İlletsiz vücuda gelmesi muhaldir. O makinenin bir illetten vücuda geldiği zaruridir. İ.İ.)
Turkish - English dictionary

ille

(Turkish - English dictionary) :
1. no matter what, come what may, at all costs, regardless: İlle bizimle gelecekti. She was going to come with us no matter what. 2. especially, in particular; above all: Hepsini tebrik etti, ille Dündar. He congratulated them all, Dündar in particular. İlle o şiiri sevdim. I liked that poem above all. Gözleri! İlle gözleri! Her eyes! Above all else, her eyes! 3. otherwise, or else: Bana bunu yaparsın, ille sana o işi yapmam. You do this for me, or else I won´t do that job for you. 4. excepting, except, save, other than, but: Bunu kimse yapamaz, ille Sinan. No one but Sinan can do this. Kimse bilmez, ille Allah bilir. No one but God knows this. 5. but, yet: Yorgundular, ille vuruşmaya devam ettiler. They were tired but they continued to fight. ve lakin colloq. nevertheless, yet.
Ottoman - Turkish Dictionary

İLLE-İ GAİYE

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Elde edilmesi için çalışılan gaye, maksad ve netice. Vazifeye terettüb eden maslahat, fayda, semere, iş.
Ottoman - Turkish Dictionary

İLLE-İ IZTIRARÎ

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Kabul edilmesi mecburi görülen sebeb.
Turkish - French Dictionary

illegal

(Turkish - French Dictionary) :
illégal