İLM


Results for "İLM"

Ottoman - Turkish Dictionary

İLM

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(İlim) Okumakla veya görmek ve dinlemekle veya ihsan-ı Hak'la elde edilen malumat. Bilmek. İdrak etmek.(İlim, hakikatı bilmekten ibarettir. İlim, marifetten daha umumidir. Marifet, tefekkürle bilmek mânasına olmakla beraber, Cenab-ı Hakk'a nisbeti câiz olmaz. Gerek huzurî olsun (ilm-i İlâhî gibi) ve gerek husulî olsun (ilm-i ibad gibi) ve vech-i dikkat üzere bilmeye de denir. Şuur, fıtnat gibi. İlmin zıddı "cehil"dir. Marifetin zıddı ise "inkâr"dır.) * İlm-i Kelâm'da: İlim; bilmek, idrak etmek sıfatıdır. Cenab-ı Hak ilim sıfatı ile de muttasıftır. O'nun ilmi, mahlukatın ilmi gibi basit ve mahdut olmayıp, bütün kâinatı muhittir. Hiç bir şey onun ilminden gizlenemez ve haricinde kalamaz. Allah'ın ilmi mutlaktır. Allah, Alîm-i Mutlak'tır.İlim mâluma tâbidir. Yani: İlim sıfatı varlıkları icad etmez ve hâdiseleri meydana getirmez. Belki, varlıkları ve hâdiseleri bilmekle ilim olur.Cenab-ı Hak ilmi ile, olmuş ve olacak herşeyi ezelî ve ebedî olarak bilir. Böylece o eşya, ilm-i İlâhîde bilinmesiyle vücud-u ilmîye mazhardır. Fakat maddî vücutlarının icadı, kudret-i İlâhiyeye istinad eder. Yani mahlukatın maddî vücudunu ilim icad etmez, kudret icad eder. Bu itibarla malumun yani mahlukun icadı, ilme değil, kudrete tâbidir. (Bak: İrfan, Ulum)
Islamic Glossary

İLM (İlim)

(Islamic Glossary) :
Bir şeyi hakkıyla bilmek, anlamak. Cehlin zıddı.1. Allahü teâlânın subûtî sıfatlarından. Her şeyi bilmesi.Allahü teâlânın sıfatları, işleri, kendi gibi akılla anlaşılmaz ve anlatılamaz. İnsanlarınsıfatlarına, işlerine hiç benzemez ve uymaz. On sekiz sıfatı vardır. Bunlara sıfat-ı sübûtiyyedenir. Bunlardan biri İlim sıfatıdır.Bu sıfatı da kendi gibi kad îmdir, yâni sonradan olma değildir.(İmâm-ı Rabbânî)2. Bir şeyin sûretinin, görünüşünün zihinde şekillenmesi, bilme, bilgi.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:Kendilerine ilim ve hidâyet verdiğimiz kimseler, ilimlerini insanlardan saklarlarsa,Allah'ın ve lânet edenlerin lânetleri bunların üzerine olsun. (Nisâ sûresi: 30)Bir saat ilim öğrenmek veya öğretmek, sabaha kadar ibâdet etmekten daha sevâbdır.(Hadîs-i şerîf-Dürr-ül-Muhtâr)İlim, Çin'de de olsa onu alınız. Zîrâ ilim öğrenmek, kadın-erkek her müslümanafarzdır. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Mâce)İlmi ile amel edene, Allahü teâlâ bilmediklerini öğretir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)İlim maldan hayırlıdır. Çünkü malı sen koruyacaksın, ilim ise seni korur. Mal sarf etmekleazalır, ilim sarf etmekle çoğalır. (Hazret-i Ali)Hiçbir şey ilimden üstün değildir. Çünkü sultanlar, insanlara hükmederler. Âlimler ise,sultanlara hükmeder. (Ebü'l-Esved)Ey oğlum! Dünyânın sevinç ve neş'elerini tecrübe ettim. İlimden lezzetli bir şey bulamadım.(Lokman Hakîm)İlimsiz bir şey olmaz, ilim her şeye baştır.Karanlık yollarda o, en aziz arkadaştır.İlim, uçsuz bucaksız bir ummanı andırır.İlimden başka her şey insanı usandırır.(M. Sıddîk bin Saîd)
Ottoman - Turkish Dictionary

İLM-İ ÂDÂB

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Yemek, içmek, yatıp kalkmak, giyinmek, sefer gibi hâllere dair hadisler için, ilm-i hadis istılâhında kullanılan tâbirdir.
Ottoman - Turkish Dictionary

İLM-İ AHBÂR

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Bak: İlm-i hadis)
Ottoman - Turkish Dictionary

İLM-İ AHLÂK

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Ahlâk bilgisi.