İVME


Results for "İVME"

Turkish - German Dictionary

ivme

(Turkish - German Dictionary) :
e Beschleunigung.
Turkish - Turkish dictionary

İVME

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Hareket halinde bulunan bir şeyin, sonsuz küçük bir zaman içinde hızında oluşan artımın bu zamana oranı. 2. İvmek işi.
Meteorological Glossary

İVME

(Meteorological Glossary) :
(ACCELERATION) [i]Doğrusal, açısal, negatif veya pozitif olarak, hızın zamana göre değişme oranı. Meteorolojide, sırt, trof, merkezler, cepheler ve basınç merkezlerinin izlenmesinde doğrusal ivme kullanılır.
Turkish - English dictionary

ivme

(Turkish - English dictionary) :
1. haste. 2. phys. acceleration.
Philosophical Dictionary

İvme.

(Philosophical Dictionary) :
(Os. Tâcil, Fr. Acceleration). Devimli bir cismin, sonsuz küçük bir zaman içinde, hızında meydana gelen artmanın bu zamana oranı... İdealistlerce özdekdışı ve ruhsal anlamlar verilen Newton'un çekim (Os. Cazibe, Fr. Attraction) deyimini özdeksel açıdan açıklaması bakımından önemli bir fizik deyimidir. Az hızdan çok hıza çıkmaya olumlu ivme, çok hızdan az hıza inmeye olumsuz ivme denir. İvme olayının felsefe açısından değeri, Newton'un genel çekim yasasını açıklamak için, Einstein'a temel olmasıdır. İvme, bir hız değişikliğidir. her cisim, değişmez bir hızla değil, hızı gittikçe daha çok artarak düşere. Einstein, devimlerin, çoğunlukla ivmeli olduğunu düşündü ve çekim gücü sanılanın ivmeden doğduğunu sezerek genel bağıntılılık kuarımanda bunu tanıtladı. Şöyle düşündü; Yuvarlak evrende düz bir çizgi izleyerek giden devimler yoktur, devimler evren yuvarlağına uygun eğri bir çizi izlemek zorundadırlar, öyleyse hızları da her an değişir, eşdeyişle ivmeli devimler'dir. Örneğin gök boşluğunda düz bir çizgi izleyerek, eşdeyişle değişmeyen bir hızla yol alan bir asansör düşünelim. Bu asansörün içinde elimizden bırakacağımız herhangi bir cisim bıraktığımız yerde kalacak, asansörün tababına düşmeyecektir. Demek ki bırakılan bir cismi yere düşüren, çekim gücü değil, hızlanan hız -eşdeyişle ivme- dır. bkz. İlişkin Kuramı.