BURHAN


Results for "BURHAN"

Turkish - Turkish dictionary

BURHAN

(Turkish - Turkish dictionary) :
ia Delil, kanıt, ispat.
Ottoman - Turkish Dictionary

BURHAN

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Bak: Bürhan)
Ottoman - Turkish Dictionary

BÜRHAN

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Delil, hüccet, isbat vasıtası. * Man: Yakînî mukaddemelerden meydana gelen kıyas. * Red ve inkâr için itiraz kabul edilmeyecek surette isbat-ı hakikat eden kavi hüccet.(Bir bürhan ile elde edilen netice-i tevhidi buzı insanlar isti'zam ile dar zihinlerine sıkıştıramazlar. Veya bozuk hayalleri tahammül edemez. Bu hule karşı o kat'i, sahih bürhanı reddetmek üzere: "Bu neticeyi, bu kadar azametiyle şu bürhan (onu) intac edemez." diye bahaneler ile kabul etmez. O miskin bilmez mi ki, neticenin kayyûmu imandır. Bürhan, ancak onu görmek için bir menfezdir. Veya bir süpürge gibi o neticeye konan vehimleri süpürür. Maahâza bürhan bir değildir, bin değildir. Zerrat-ı âlem adedince bürhanlar vardır. M.N.)
Islamic Glossary

BURHÂN

(Islamic Glossary) :
1. Bir dâvâyı isbat eden kesin delîl.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:(Yahûdîler ve hıristiyanlar) dediler ki: "Yahûdî ve Nasrânî olanlardan başkası aslâCennet'e girmeyecek!"Bu onların kuruntularıdır. (Habîbim onlara) söyle: Eğer (buiddiânızda) doğru kimseler iseniz, burhânınızı getiriniz. (Bekara sûresi: 111)2. Mantık ilminde mukaddime denilen ve kesin netîceye ulaştıran iki cümle (söz).
Ottoman - Turkish Dictionary

BÜRHAN-I AKLİYYE

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Akla dayanan bürhan.