DİKEY


Results for "DİKEY"

Turkish - English dictionary

dikey

(Turkish - English dictionary) :
geom. perpendicular (line).
Meteorological Glossary

DİKEY ANEMESKOP

(Meteorological Glossary) :
(VERTICAL ANEMOSCOPE) [i]Balonların kendisini saran hava içerisindeki dikey nispi hareket hızını gözlemek için veya atmosfer içerisinde gerçekleşen hava akım hızlarının dikey bileşenlerini ölçmek için dizayn edilmiş anemeskop.
Meteorological Glossary

DİKEY ANEMOMETRE

(Meteorological Glossary) :
(VERTICAL ANEMOMETER) [i]Atmosfer içerisinde gerçekleşen hava akım hızlarının dikey bileşenlerini ölçmek için dizayn edilmiş anemometre.
Dictionary of Economics

DİKEY BÜTÜNLEŞME

(Dictionary of Economics) :
Bir firmanın, üretimin çeşitli aşamalarını tek başına gerçekleştirmesi ile oluşan bütünleşmeşme, büyümedir. Eğer bir firma, üretim sürecinde hammaddenin sağlanmasından ürünün satışına kadar bütün aşamaları tek başına gerçekleştiriyorsa, burada dikeybütünleşme söz konusudur. Dikey bütünleşmeye daha çok teknolojik bakımdan birbirlerini tamamlayan üretim süreçlerinin söz konusu olduğu sanayi dallarında rastlanmaktadır.
Meteorological Glossary

DİKEY GÖRÜŞ UZAKLIĞI

(Meteorological Glossary) :
(VERTICAL VISIBILITY) [i]Gözlemcinin dikey olarak yukarıya baktığında görebildiği en uzak mesafe. Bu mesafenin belirlenmesinde sabit bir referans olamayacağı için bir balon veya bulut tepesi referans olarak kullanılır. Havaya bırakılan bir balonun gözden kayboluncaya kadar çıktığı yükseklik dikey görüş mesafesini verir.