European


Results for "European"

English - Turkish Dictionary

European

(English - Turkish Dictionary) :
i. Avrupalı. s. Avrupa, Avrupa´ya özgü; Avrupai.
Dictionary of Economics

EUROPEAN AGRICULTURAL GUIDANCE AND GUARANTEE FUND

(Dictionary of Economics) :
AVRUPA TARIMSAL YÖNVERME VE GARANTİ FONUAET'nin ortak tarım politikalarının yürütülmesi ve üye ülklerin yönlendirilmesi ile ilgili kuruluştur. Ayrıca, üye ülkelerin tarımsal piyasalarda istikrar sağlamasına yardımcı olur.
Dictionary of Economics

EUROPEAN ASSEMBLY

(Dictionary of Economics) :
AVRUPA PARLAMENTOSUAvrupa Ekonomik Topluluğu'nda demokratik denetlemeyi sağlayan organ, Topluluk üesi ülkelerin ulusal parlamentolarından seçilerek gönderilmiş parlementerlerden oluşmaktadır. Parlamento üyeleri, kendi ülkelerinin değil, topluluğun çıkarlarını savunmakla görevlendirilmiştirler. Burada, Topluluk ile ilgili her konu görüşülmektedir. AET Bakanlar Konseyi ve Avrupa Komisyonu'nun faaliyetleri de Avrupa Parlamentosu tarafından denetlenir.
Dictionary of Economics

EUROPEAN ATOMIC ENERGY COMMUNITY

(Dictionary of Economics) :
AVRUPA ATOM ENERJİSİ TOPLULUĞU1956 yılında kurulan ve AET'nin kuruluşuna öncülük eden kuruluşlardandır. Ilk başta nükleer enerji arzını arttırmak amacıyla kurulmuştur. Fakat zaman içinde, enerji konusu ile ilgili olumsuz beklentilerin gerçekleşmemesi üzerine EURATOM'un günümüzdeki amacı, "nükleer enerjinin barışcıl amaçlarla kullanımını sağlamak" şeklinde değiştirilmiştir.
Dictionary of Economics

EUROPEAN COMMISSION

(Dictionary of Economics) :
AVRUPA KOMİSYONUAvrupa Ekonomik Topluluğu'nun yürütme organı olan Komisyon, AET'de bir hükümet gibi faaliyet göstererek, Bakanlar Konseyi'nin kararlarını yürütürve sonuçları hakkında Konseye bilgi verir.