Gerçek.


Results for "Gerçek."

Philosophical Dictionary

Gerçek.

(Philosophical Dictionary) :
(Os. Şe'ni, Fr. Reel, Al., İng. Real, İt. Reale). Somut ve nesnel olan... Gerçek terimi; görünüşlü (Os. Zahiri, Fr. Apparent), aldatıcı (Os. Vâhi, aFr. Illusorire), yapıntılı (Os. Mevhum, Fr. Fictif), göreli (Os. Nisbi, Fr. Relatif), olabilir. (Os. Mümkün, Fr. Possible), ülküsel, (Os. Misâli, Fr. Ideal), soyut (Os. Mücerret, Fr. Abstrait), anlakalır (Os. Mâkul, Fr. Intelligible), adsal (Os. İtibârı, Fr. Nominale), kavramsal (Os. Mefhumi, Fr. Conceptible) terimlerine karşıt anlamlarda kullanılmıştır. Doğru, hakikat ve hakiki terimlerinden titizlikle ayrılmalı, bunlarla karıştırılmamalıdır. Gerçek; somut ve deney konusudur. Gerçeğin ayırıcı niteliği nesnel olmaktır. Ne var ki idealistler ona öznel bir anlam vermeye çalışmışladır (öznel gerçek). Gerçek; somut, tikel, deney konusudur ve bu nitelikleriyle soyut, genel, anlakalır olabilen doğru teriminden ayrılır. Gerçek; soyuta, görünüşlere, anlakalıra olabilen doğru teriminden ayrılır. Gerçek; soyuta, görünüşelere, anlakalıra ve yanılsamalara karşıt bir terimdir. Gerçek terimi felsefede hakikat anlamında nesnel (objektif gerçek), öznel (sübjektif gerçek), saltık (mutlak gerçek), göreli (izafi gerçek) olmak üzere dört alanda kullanılmıştır. Çağdaş özdekçi diyalektik anlayşış, bu alanaların tümünü kapsar ve aralarındaki bağımlılığıaçıklar. Çağdaş özdekçi diyalektik anlayış, bu açıdan, tüm gerçekçi bir anlayıştır. bkz. Gerçekçilik, Hakikat.