KADE
Kazâ ve Kader
(Islamic Glossary) :
Allahü teâlânın meydana gelecek hâdiseleri ilm-i ezelîsi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ileezelde (başlangıcı olmayan öncelerde) bilip takdîr etmesi ve bu hâdiselerin zamânı gelince,Allahü teâlâ tarafından yaratılması ve meydana çıkması. Allahü t eâlânın birşeyin varlığınıezelde bilip, takdîr etmesine kader, kaderin yâni varlığı dilenilen şeyin zamânı gelinceyaratılmasına kazâ denir. Kazâ ve kader kelimeleri birbirinin yerine de kullanılır.Kazâ ve kaderime râzı olmayan, beğenmeyen, gönderdiğim belâlara sabretmeyenbenden başka Rab arasın. Yeryüzünde kulum olarak bulunmasın. (Hadîs-ikudsî-Mektûbât-ı Rabbânî)Îmânın şartlarından biri de kazâ ve kadere hayr ve şerrin Allahü teâlâdan geldiğineinanmaktır. Cenâb-ı Hak her kulunun başından geçecek her şeyi önceden bilir. Kaderideğiştirmek kimsenin elinde değildir. Dilerse cenâb-ı Hak değiştirir. Kader, cenâb -ı Hakk'ınkullarından gizlediği bir sırrıdır. (Kemâhlı Feyzullah Efendi)
NAKŞ-İ KADEM-İ NEBÎ
(Islamic Glossary) :
Peygamber efendimizin sallallahü aleyhi ve sellem mübârek ayaklarının taş üzerindeki izi.Osmanlı pâdişâhlarından Sultan Birinci Abdülhamîd Han'ın kabri İstanbul Sirkeci'de,Dördüncü Vakf Hanı karşısında köşedeki türbededir. Oğlu dördüncü Mustafa Han da butürbededir. Türbede, Yeni Câmi tarafındaki duvarda bulunan dolaba yerleştirilmiş ta ştaResûlullah efendimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) Nakş-ı kadem-i şerîfleri mevcûttur.(Ayvansarâyî)Hâlid bin Zeyd Ebû Eyyûb el-Ensârî'nin yâni Eyyûb Sultan hazretlerinin türbesinin sontâmirini Sultan İkinci Mahmûd Han yaptırdı. Nakş-ı kadem-i Nebî, birinci Mahmûd Han'ın emriile saraydan türbeye getirildi. Türbenin câmi tarafındaki duvarına yerle ştirildi. (Ayvansarâyî)Sultan Birinci Ahmed, bir tahta üzerine resmedilen (çizilen) "Kadem-i şerîfin" kenarınakendi hattıyla şunları yazdı:N'ola tâcım gibi başımda götürsem dâimKadem-i resmini dâim Hazret-i Şâh-ı RusülünGül-i gülzâr-ı nübüvvet o kadem sâhibidirAhmedâ durma yüzün sür kade mine o gülün
Nazar Ber Kadem
(Islamic Glossary) :
Nakşibendiyye yolunun temel bilgilerinden birisi olup, tasavvuf yolculuğunda adımdanileriye bakmak ve adımını baktığı yere atmak.Nazar ber kadem, gönlü perişanlıktan kurtarır ve kendi iç âlemine bağlı kılar. (MevlânâSâfî)Göz kalbe tâbidir. Kalbi maksattan ayırmamak için göz ile sağa sola bakmayıp önünebakmalıdır. Nazar ber kadem kalbi toparlamak için iyi bir yoldur. (Hüseyin Vâiz-i Kâşifî)Nazar ber kademe riâyet edilmezse tasavvuf yolunda bulunan kimsenin şevki ve istîdâdıbozulabilir. (İmâm-ı Rabbânî)
blockade
(English - Turkish Dictionary) :
i. abluka. f. abluka etmek, ablukaya almak.
raise/lift a blockade
(English - Turkish Dictionary) :
ablukayı kaldırmak.