KALIP


Results for "KALIP"

Turkish - German Dictionary

kalıp

(Turkish - German Dictionary) :
e Matrize, e Pressform; s Muster, s Modell.
Turkish - Kurdish Dictionary

kalıp

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
qalib, qeware.
Turkish - Turkish dictionary

KALIP

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Herhangi bir şeye belirli bir biçim vermek için kullanılan ve o biçimi taşıyan araç: Pasta kalıbı. 2. Parça: İki kalıp sabun. 3. mec. Biçim, durum: Bin bir türlü kalıba girer o.
Dream Dictionary of Phrase

KALIP

(Dream Dictionary of Phrase) :
Cismin yahut sıvının aldığı şekle göre tabir edilir sanayide kullanılan kalıplar kazanç ve ticarete, Kişinin bir kalıp içine girdiğini ve kalıba göre şekillendiğini görmek, belli düşünce kalıpları içinde kalmaya, dünyayı kendi dar görüşüyle yorumlamaya,, dar görüşlülüğe delalet eder.
Turkish - English dictionary

kalıp

(Turkish - English dictionary) :
1. mold, matrix. 2. form; hat block; shoe last. 3. template; pattern, model. 4. bar, cake, piece (of something). 5. imposing appearance. 6. shape. ının adamı olmamak not to be the man one seems to be. ını almak /ın/ to take a mold (of). ını basmak /a/ colloq. 1. to affirm (something) with conviction. 2. to support (something) enthusiastically. a çekmek /ı/ 1. to give proper form or shape (to), shape, mold. 2. slang to have intercourse with, *fuck. ını çıkarmak /ın/ to take a mold of. ı değiştirmek/dinlendirmek slang to die, croak, kick the bucket, give up the ghost. a dökmek /ı/ to cast, pour (something) into a mold. a geçirmek /ı/ to block (a hat or fez); to put (a shoe) on a last. gibi serilmek (for a very tired person) to lie stretched out like a log. gibi uyumak to sleep like a log. gibi yatmak to lie still, lie without moving a muscle. tan kalıba girmek colloq. 1. to change one´s ideas whenever one finds it expedient. 2. to change jobs often. 3. (for the nature of a job) to be changing constantly. kesilmek to be petrified. kıyafet yerinde/ı kıyafeti yerinde imposing and well-dressed (man). a koymak /ı/ to put (a shoe) on a last or tree. a vurmak /ı/ to put (a hat or fez) on a block.