MEŞVERET


Results for "MEŞVERET"

Turkish - Turkish dictionary

MEŞVERET

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Birkaç kişinin bir işi konuşmak için yaptığı toplantı, danışma.
Ottoman - Turkish Dictionary

MEŞVERET

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Danışma. Konuşup anlaşma. Fikir edinmek için konuşup görüşme. Görüşme meclisi. (Bak: istişâre)
Islamic Glossary

MEŞVERET

(Islamic Glossary) :
Aklı, fikri kuvvetli, ileriyi gören kimse ile bir konu üzerinde fikir alış-verişinde bulunma;danışma. (Bkz. Müşâvere)Allahü teâlâ âyet-i kerîmede meâlen buyurdu ki:Onlar ki, Rableri için dâvete icâbet etmekte namazı dosdoğru kılmaktadırlar. Veişlerinde meşveret eder, kendilerine verdiğimiz rızıktan (hak yolunda) sarfederler. (Şûrâsûresi: 38)Eğer ben bir kimseyi meşveret etmeksizin âmir tâyin edecek olsa idim, elbette İbn-iMes'ûd'u tâyin ederdim. (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed)Meşveret etmek, insanı pişman olmaktan koruyan bir kal'a gibidir. (Muhammed Hâdimî)Meşveret olunan kimsenin, bilmediğini veya bildiğinin aksini söylemesi günâhtır. (Sâdî-iŞîrâzî)Herhangi bir işini bahîl yâni hasîs kimselere danışma. Çünkü, seni sonra insanlar arasındarezîl ve rüsvâ eyler. Sâlih kimseler ile meşveret et. (Süleymân bin Cezâ)Meşveret etmek sünnettir. Zîrâ danışarak iş yapan zarar etmez. Peygamber efendimizeshâbı ile çok meşveret ederdi. Bir iş için akıl, takvâ (haramlardan sakınma), hikmet (ilim vefen) ve tecrübe sâhibi on kişiye danışırdı. (Muhammed bin Ebû Bekr)
Turkish - English dictionary

meşveret

(Turkish - English dictionary) :
,-ti 1. consultation, conferring. 2. conference, council.