MECİD


Results for "MECİD"

Turkish - Turkish dictionary

MECÎD

(Turkish - Turkish dictionary) :
s. Çok büyük, ulu.
Ottoman - Turkish Dictionary

MECİD

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Azametli. Şerefli. Gâlib. * Esmâ-i İlâhiyedendir.
Islamic Glossary

MECÎD (El-Mecîd)

(Islamic Glossary) :
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Büyüklüğü, yüceliği ve işleriningüzelliği ile tanınan, övülen.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:Allahü teâlâ, nîmetler vermesi sebebiyle övülendir, Mecîd'dir. (Hûd sûresi: 73)Yâ Rabbî! İbrâhim aleyhisselâm ve âlinin (akrabâsının) şerefini ve şânını yükselttiğingibi Muhammed aleyhisselâmın, dünyâda nâmını âli (yüce) ve meşhûr, güzel dînini dâim,ümmetini çok, âhirette sevablarını sonsuz, kendisini, herkese şefâatçi, Cennet'te yüksek venûrlu bir yer olan Vesîle makâmına kavuşturmakla O'nun şânını ve şerefini, derecesiniyükselt. O'nun âlinin (akrabâlarının) ve eshâbının (mübârek arkadaşlarının) dereceleriniyükselt. (Yâ Rabbî!) Sen Hamîd'sin. Yâni her insanda ve her kalbde övülensin, bütünhamdler yani övgüler sanadır. Sen Mecîd'sin. (Hadîs-i şerîf-Kitâb-üs-Salât)Yâ Rabbî! İbrâhim aleyhisselâmın ve âlinin feyz ve bereketini artırdığın gibi,Muhammed aleyhisselâmın mübârek isminin anılmasını, O'na tâbi olanları (uyanları),ümmetini (inananları) çoğalt, yolunu dâim eyle. Âlinin ve eshâbının feyz ve bereketini,iyiliklerini artır. (Yâ Rabbî) Sen Hamîd'sin, Mecîd'sin. (Hadîs-i şerîf-Kitâb-üs-Salât)Baras hastası, Eyyâm-ı Biydde kamerî ayın on üç, on dört ve on beşinde oruç tutup iftarvaktinde de, el-Mecîd ism-i şerîfini söylerse, Allahü teâlâ ondan sebebli veya sebebsiz olarakbu hastalığı giderir. (Yûsuf Nebhânî)
Turkish - Turkish dictionary

MECİDİYE

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Eski bir gümüş para.
Ottoman - Turkish Dictionary

MECİDİYE

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Sultan Abdülmecid zamanında 1840'da basılmış 20 kuruş değerinde gümüş para.