SULTAN


Results for "SULTAN"

Ottoman - Turkish Dictionary

SULTAN SÜLEYMAN HAN

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Hi: 900-974) Osmanlı Padişahlarının onuncusu, İslâm Halifelerinin yetmişbeşincisidir. Yavuz Sultan Selim Han'ın oğludur. Avrupa-vari bir kısım kanunlar yapılmasına vesile olduğundan Kanuni nâmı ile de tanınır. Padişahlık yılları Osmanlı Devletinin en haşmetli devri olup, Avrupa, Asya Osmanlıların emrinde idi. İstanbul payitahttı. Bir fikir vermek için o zaman İstanbuldaki eserlerden bir kaç misal vereceğiz. İlk olarak o zamanda yapılan bir sayıma göre: 485 câmi, 4494 mescid, 100 imâret, 417 kervansaray, 1653 ilk mekteb, 335 tekke, 4985 çeşme, 874 hamam, 743 kilise, onbir binden ziyade sokak ve cadde tesbit edilmişti.İstanbul böyle iken Avrupa'lı bir muharrir; Avrupa'yı şöyle anlatır: "Avrupalılar bin sene banyosuz kaldı. Orta çağda pis ve kirli bulunmak bir faziletti. Bu çağlarda Avrupa baştan aşağı kaşınıyordu."
Ottoman - Turkish Dictionary

SULTAN-I MAZLUM

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Mâsum, zulme uğramış sultan. (Bundan kinaye II. Abdulhamid Han'dır.)
Ottoman - Turkish Dictionary

SULTAN-ÜD DEM

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Vücutta kanın galeyanı.
Islamic Glossary

SULTÂN-ÜL-ULEMÂ

(Islamic Glossary) :
İzzeddîn bin Abdüsselâm ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin babası gibi birçok İslâmâlimine, derin ve geniş ilimleri ve İslâm'a hizmetleri sebebiyle verilen lakab (isim).Bir kimse, bir günâh işleyip, tövbe etmeden Sultân-ül-ulemâ Behâeddîn-i Veled'in huzûrunaçıksa, Allahü teâlânın izni ile gelenin bu durumu ona mâlûm olur; "Allahü teâlânın velîkullarının huzûruna temiz olmayan kalb ile gelmeyiniz. Bu kötü hâlleri b ırakın, güzelce tövbeederek göz yaşları akıtın ki, günâh kirleri temizlensin. Evliyânın huzûruna, günahlarınıza tövbeve istiğfâr etmiş olarak girip, onların yüzlerine Allahü teâlânın rızâsı için muhabbetle ve sevgiile bakın ki, onların feyz ve bereketlerinden istifâde edesiniz." buyururdu. (Molla Câmi, AhmedEflâkî)
English - Turkish Dictionary

sultana

(English - Turkish Dictionary) :
i. 1. İng. sultani kuru üzüm. 2. bot. camgüzeli. 3. sultan (sultanın karısı/annesi/kızkardeşi/kızı).