Tüm Sözlükler
reklam sol

23 record(s) found.

  • tasarruféconomies

    Turkish - French Dictionary
  • tasarruf e Verfügungsgewalt, e Einsparung, e Sparsamkeit.

    Turkish - German Dictionary
  • tasarrufahorros

    Turkish - Spanish dictionary
  • tasarruf1.bi dilê xwe bikaranîn. 2.ragirtin.

    Turkish - Kurdish Dictionary
  • TASARRUF is. Kullanma yetkisi. 2. Tutumlu kullanma. 3. Para biriktirme.

    Turkish - Turkish dictionary
  • TASARRUFİdare ile kullanmak. Sarfetmek. Tutum. Sâhib olmak. İdare etmek. Sâhiblik. Kullanma hakkı. * (Para veya mal) artırma. * Bir şeye karışıp müdahale etme.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • TASARRUFGelirin tüketime ayrılmayan kısmı. İktisadi anlamda tasarruf karvamı, kelime anlamından daha geniş kapsamlıdır. Gelirin tüketilebilmesi için, gelirin belli kısmının tasarruf kabul edilebilmesi için, bu kısmın elde para olarak ttulması şart değildir. Bu açıdan tasarruf, elde hazır bir satın alma gücü bulundurma arzusuna dayanan gönülemeden farkladır. Gömüleme likidite arzusuna dayanırken, iktisadi anlamda tasarruf, herhangi bir yatırımda kullanıma arzusuyla gelirin harcanmayıp da elde tutulmasını ifade eder. Bu tür tasarruf, bina ve teçhizat alımına tahsis edilebilir, hisse senedi ve tahvile yatırılabilir veya herhangi bir kimseye doğrudan ya da bankalar aracılığı ile borç verilebilir.

    Dictionary of Economics
  • TASARRUFGelirin tüketime harcanmayan kısmıdır. Bunun elde para olarak muhafaza edilmesi şart değildir. Iktisadi anlamda tasarruf, gelirin herhangi bir yatırımda kullanmak amacıyla harcanmayarak elde tutulmasıdır.

    Dictionary of Economics
  • TASARRUF 1. İdâreli kullanma, sarfetme. Tutumlu olma; harcamada isrâftan ve cimrilikten sakınıp ortayolu seçme.Sadaka vererek rızkınızı çoğaltınız.Zekât vererek mallarınızı koruyunuz. İktisâd eden,tasarrufa riâyet eden aldanmaz. Tedbirli düzenli yaşamak, geçimin yarısıdır. İnsanlarla iyigeçinmek, aklın yarısıdır. (Câfer-i Sâdık)2. İdâre etme, hükmetme.Allahü teâlâ mülkünde tasarruf ediyor.Mülkünde tasarruf etmesinde zulüm düşünülemez.Çünkü zulüm, izni olmadan başkasının mülkünde tasarruftur. (İmâm-ı Gazâlî)3. Bir velînin Allahü teâlânın izniyle sevdiklerini mânen yetiştirmesi, düşmanlarını isecezâlandırması.Yaratılışı, kalb ve rûh mertebesine kadar olan kimseyi tasarrufu kuvvetli olan pîri, dahayüksek mertebelere ulaştırabilir. (İmâm-ı Rabbânî)Sıddîkiyye yolunda ilerlemek üstâdın tasarrufu, kuvveti ile olur. O sevk ve idâre etmedikçe,hiç ilerleyemez. Çünkü nihâyetin (sonun) başlangıcında yerleştirilmesi, onun şerefli teveccühü,merhameti ile olur. Anlaşılmayan, bilinmeyen hâllere hep onun üstün, başarılı idâresi ilekavuşulur. (İmâm-ı Rabbânî)Îtikâdı ve ameli doğrulttuktan, bu iki kanadı ele geçirdikten sonra, Allahü teâlâyayaklaştıran yolda ilerlemek sırası gelir. Zulmânî ve nûrânî konakları aşmaya başlanabilir. Ancakşunu iyi bilmelidir ki, böyle konakları aşarak yükselebilmek ancak yo lu bilen, yolu gören, yolgösteren, yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehberin teveccühü ve tasarrufu ile olabilir. Bununbakışları kalb hastalıklarına şifâ verir. Onun teveccühü yâni kalbini bir kimseye çevirmesi, kötü,çirkin huyları insandan siler süpürür. (İmâm-ı Rabbânî)

    Islamic Glossary
  • tasarruf1. law disposal, disposition; administration, management; possession. 2. conservation, careful use of (a resource); saving (money); thrift, economy. 3. savings, money saved. unda/u altında /ın/ in the possession of; at the disposal of; at the disposition of: Daire kiracının tasarrufundadır. The apartment is in the possession of the tenant. bankası savings bank. bonosu a kind of savings bond (formerly issued by the Turkish government). etmek 1. to save, save money, save up; to economize; to practice conservation. 2. /dan/ to save on, economize on, save. 3. /a or ı/ to have the use of; to have (something) in one´s possession. faktörü banking accumulation factor. hesabı banking savings account. mevduatı banking savings deposit.

    Turkish - English dictionary
  • TASARRUF BONOLARITürkiye ekonomisinin istikrar içinde gelişmesini sağlamak amacıyla tarım, sanayi ve ulaştırma sahalarına yapılacak yatırımların finansmanında kullanılmak üzere 1961 tarih ve 223 sayılı kanunla çıkartılan cebri bir borçlanma sistemidir.

    Dictionary of Economics
  • TASARRUF DİYAGRAMIGelir seviyesi ve tasarruf miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren tasarruf fonksiyonunun grafik üzerinde gösterilmesidir.

    Dictionary of Economics
  • TASARRUF EĞİLİMİTüreticilerin tasarruf ettikleri miktarın toplam gelire ya da gelirdeki artışa oranı. Ortalama tasarruf eğilimi toplam tasarrufun toplam gelire oranıdır. Marjinal tasarruf eğilimi ise, tasarruftaki değişimin gelirdeki değişme oranıdır. Tüketim eğilimiyle tasarruf eğiliminin toplamı her zaman bire eşittir.

    Dictionary of Economics
  • tasarruf etmek verfügen; sparen, einsparen.

    Turkish - German Dictionary
  • TASARRUF FONKSİYONUGelir ile tasarruf arasındaki ilişkidir. Tasarruf fonksiyonu bireysel veya kollektif olmak üzere ikiye ayrılır. Bireysel tasarruf fonksiyonu, gelir gruplarına göre değişir ve doğrusal değildir. Kollektif tasarruf fonksiyonu, teoride bir doğrusal fonksiyon olarak tahlillere esas tutulmaktadır.

    Dictionary of Economics
  • tasarruf hakkı s Verfügungsrecht.

    Turkish - German Dictionary
  • TASARRUF PARADOKSUEkonomide fertlerin kendi refah düzeylerini yükseltmek amacı ile yapmış oldukları tasarruflarını, sonuçta ekonominin denge gelir düzeyinde azalmaya yol açmasındaki çelişkili durumu ifade eden kavram.

    Dictionary of Economics
  • TASARRUF PARADOKSUBireylerin kendi refah seviyelerini yükseltmek için yaptıkları tasarrufların, ekonomideki toplam tasarrufları azaltması sonucuna neden olmasıdır. Tasarrufların artması, tüketim harcamalarını azaltacak, bu da gelir seviyesini düşürecektir. Düşen gelir seviyeside yatırımları azaltacak ve toplam tasarruflar azalacaktır.

    Dictionary of Economics
  • TASARRUF-YATIRIM EŞİTLİĞİKeynezyen kapalı makro ekonomi modelinde denge durumunun şartıdır. Keynese göre tasarruf ve yatırımlar birbirine eşit olduğunda, toplam talep ve toplam arz birbirine eşitlenecek ve ekonomide bir dengeye varılacaktır. Yatırımların tasarruflardan düşük olması durumunda ekonomide deflasyonist bir yapı oluşacaktır. Yani toplam arz toplam talepten fazla olacaktır. Buna karşılık yatırımlar tasarrufları aşması durumunda enflasyonist eğilimler gözlenecektir. Yani toplam talep toplam arzdan fazla olacaktır. İşte bu problemlerin yaşanmaması için yatırımların tasarruflara eşit olması gerekir.

    Dictionary of Economics
  • TASARRUFAN Tasarruf ve tutum gayesiyle. İktisad maksadıyla.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • TASARRUFÂT (Tasarruf. C.) Tasarruflar.

    Ottoman - Turkish Dictionary
  • tasarruflu sparsam.

    Turkish - German Dictionary
  • tasarruflu1. thrifty, economical. 2. (machine) which uses little energy or which costs little to operate, economical.

    Turkish - English dictionary
reklam sol
reklam sol

Last Searched Words

Keyword Searches

reklam sol