TAVAF


Results for "TAVAF"

Turkish - Turkish dictionary

TAVAF

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Hacı olmak için Kabe'nin çevresini dolaşma.
Ottoman - Turkish Dictionary

TAVAF

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Ziyaret etmek. Ziyaret maksadiyle etrafında dolaşmak. * Hacıların Kâbe etrafında yedi defa dolaşmaları.
Dream Dictionary of Phrase

TAVAF

(Dream Dictionary of Phrase) :
Kabe'yı usulüne uygun olarak tavaf etmek sıkıntıdan kurtulmaya, tövbe etmeye, Cehennemden kurtulmaya, adağını yerine getirmeye, ehil olan için önemli memuriyete; Kadının, erkeğin yahut başka bir şeyin etrafında tavaf ettiğini görmek ona aşırı sevgi besleemeye ve akılsızca yapılan işlerden dolayı dünyalık ve uhrev" zarara uğramaya delalet eder.
Islamic Glossary

TAVÂF

(Islamic Glossary) :
Kâbe-i muazzamanın etrâfında Hacer-i esvedin bulunduğu köşeden başlamak sûretiyleKâbe sola alınarak yedi defâ dolaşmak. Tavâf edene tâif; Kâbe etrâfında tavâfa mahsûs mahalle(yere) metâf denir.Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyruldu ki:Şüphe yok ki Safâ ile Merve Allahü teâlânın şeâirinden (Allahü teâlâya ibâdet etmeyevesîle olan nişâneler, alâmetler) dir. İşte kim o Beyti (Kâbe'yi) hac veya umre niyetiyle ziyâretederse, bunları güzelce tavâf etmesinde üzerine bir beis yoktur. (Bekara sûresi: 58)Tavâfta telbiye edilmeyip (Lebbeyk okunmayıp) tekbîr ve tehlîl edilir ve salevât-ı şerîfeokunur. Tavâfın belli bir vakti yoktur. (M. Zihni Efendi)Haccın farzlarından üçüncüsü; dördü farz, üçü vâcib olmak üzere yedi kere tavâf etmektir.Tavâfa niyet etmek de farzdır. (İbn-i Âbidîn)Kâbe'den başka bir câmi etrâfında ibâdet için tavâf edenin kâfir (îmânsız) olmasındankorkulur. (Tahtâvî)Her tavâftan sonra Mescid-i Harâm içinde (Kâbe avlusunda) iki rek'at namaz kılmak haccınvâciblerindendir. (İbn-i Âbidîn)Erkeksiz kadın hacca gidemez. Giderse, haccı kabûl olur ise de, harâmdır. Erkeği ilegidince de, otelde, tavâfta, sa'y'da ve taş atarken erkeklerin arasına karışması harâmdır vehaccın sevâbını giderdiği gibi, büyük günâha girer. (Hâdimî)Tavâf yaparken abdestsiz ve cünüb olmamak, elbise temiz olmak, Hatîm denilen yerindışından dolaşmak, Kâbe-i muazzama hep sol tarafta kalmak haccın vâciblerindendir. (İbn-iÂbidîn)Tavâf yedi nevidir. Birincisi ziyâret tavâfı; ikincisi ömre tavâfı (bu ikisi farzdır); üçüncüsüsünnet olan tavâf-ı kudümdür. Dördüncüsü vedâ tavâfı; beşincisi vâcib olan nezr (adak)tavâfıdır. Altıncısı tavâf-ı nâfile; yedincisi müstehab olan tatavv û' tavâfıdır. (Kudbüddîn İznikî)
Turkish - English dictionary

tavaf

(Turkish - English dictionary) :
1. circumambulation (of the Kaaba) (during the hajj). 2. walking around, wandering around (a place). etmek /ı/ 1. to circumambulate (the Kaaba) (during the hajj). 2. to walk around, wander around (a place).