ULEMÂ


Results for "ULEMÂ"

Ottoman - Turkish Dictionary

ÜLEMA

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Bak: Ulemâ)
Ottoman - Turkish Dictionary

ZULEMAT

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Zulmet. C.) Zulmetler, karanlıklar.
Islamic Glossary

SULTÂN-ÜL-ULEMÂ

(Islamic Glossary) :
İzzeddîn bin Abdüsselâm ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin babası gibi birçok İslâmâlimine, derin ve geniş ilimleri ve İslâm'a hizmetleri sebebiyle verilen lakab (isim).Bir kimse, bir günâh işleyip, tövbe etmeden Sultân-ül-ulemâ Behâeddîn-i Veled'in huzûrunaçıksa, Allahü teâlânın izni ile gelenin bu durumu ona mâlûm olur; "Allahü teâlânın velîkullarının huzûruna temiz olmayan kalb ile gelmeyiniz. Bu kötü hâlleri b ırakın, güzelce tövbeederek göz yaşları akıtın ki, günâh kirleri temizlensin. Evliyânın huzûruna, günahlarınıza tövbeve istiğfâr etmiş olarak girip, onların yüzlerine Allahü teâlânın rızâsı için muhabbetle ve sevgiile bakın ki, onların feyz ve bereketlerinden istifâde edesiniz." buyururdu. (Molla Câmi, AhmedEflâkî)
Islamic Glossary

ULEMÂ

(Islamic Glossary) :
Âlimler, ilim sâhibleri; zamânın fen ve edebiyât bilgilerinde yetişmiş, Kur'ân-ı kerîmin vebinlerce hadîs-i şerîfin mânâsını ezberden bilen, İslâm'ın yirmi ana ilim ve kolları olan seksenilimde mütehassıs (uzman), tasavvufun (evliyâlığın) en yüksek derecesine ulaşmış, yetişmiş veyetiştirebilen, insanların ilminden faydalandığı zâtlar. Âlim kelimesinin çokluk şeklidir. (Bkz.Âlim)
Islamic Glossary

Ulemâ-i Âmilîn

(Islamic Glossary) :
İlmi ile amel eden âlimler. (Bkz. Âlim)Ulemâ-i âmilînin bulunduğu mecliste olmanın sevâbı halka görünseydi, onun içindövüşürler, hattâ onun için hükümdârlar, hâkimiyetlerini, tüccârlar da ticâretlerini bırakırlardı.(Ka'bül Ahbâr)