VÂCİB


Results for "VÂCİB"

Ottoman - Turkish Dictionary

VÂCİB

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Vücub. dan) (C.: Vâcibât) Lüzumlu, mecburi olan. * Fık: Yerine getirilmesi her müslüman için gerekli ve borç olup, yapılmadığı takdirde büyük günah olan Allah'ın emirleri. Yapılması zannî delil ile belli olan. Terki câiz olmayan. Yapılması şer'an kat'i derecede bir delil ile sâbit olmamakla beraber, her halde pek kuvvetli bir delil ile sâbit bulunan şeydir. (Vitir ve Bayram namazları gibi.) * İlm-i Kelâm'da: Varlığı zaruri olup, olmaması imkânsız bulunan.
Islamic Glossary

VÂCİB

(Islamic Glossary) :
Kur'ân-ı kerîmde açık olmayarak bildirilmiş veya bir sahâbînin açıkça bildirmesi ileanlaşılmış olan emirler. Şâfiîlere göre vâcib denince farz anlaşılır.Vâcibin terk edilmesi, tahrîmen mekrûhtur. Yâni harama yakın mekrûhtur. Vâcibiyapmayan, tövbe etmezse, Cehennem'de azâb çeker. (İbn-i Âbidîn)Namazın vâciblerinden birini bilerek yapmamak namazı bozmaz. Fakat günâh olur.Unutarak yapmayan secde-i sehv (unutma secdesi) yapar. Farzın ilk iki rek'atinde zamm-ısûreyi (Fâtiha'dan sonra okunan sûreyi) unutan, üçüncü ve dördüncü rek'atlerde okuy up, sonrasecde-i sehv yapar. Son rek'atte oturmayıp, ayağa kalkan secde etmeden hatırlarsa, hemenoturur, oturmayı geciktirdiği için secde-i sehv yapar. (Tahtâvî)
Ottoman - Turkish Dictionary

VÂCİB-ÜL İFA

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
İfa edilmesi lüzumlu olan. Yapılması gerekli olan.
Ottoman - Turkish Dictionary

VÂCİB-ÜL VÜCUD

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Vücudu mutlak var olan, yokluğu mümkün olmayan Cenâb-ı Hak.(Vâcib-ül vücuddur, yâni; O'nun vücudu zâtîdir, ezelîdir, ebedîdir, ademi mümteni'dir. Zevali muhaldir. Tabakat-ı vücudun en râsihi, en esaslısı, en kuvvetlisi, en mükemmelidir. Sair tabakat-ı vücud O'nun vücuduna nisbeten gayet zayıf bir gölge hükmündedir. M.) (Bak: Kıyam-ı binefsihî, Vücud)
Islamic Glossary

Vâcib-ül-Vücûd

(Islamic Glossary) :
Varlığı mutlaka lâzım olan Allahü teâlâ.Vücûd var olmak demektir, yalnız Allahü teâlâ vâcib-ül-vücûddur. Hep vardır. Önceleri vesonsuz sonraları hiç yok olamaz. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)Îmânın altı şartından birincisi, Allahü teâlânın vâcib-ül-vücûd ve hakîki ma'bûd ve bütünvarlıkların yaratıcısı olduğuna inanmaktır. Dünyâ ve âhiret âleminde bulunan her şeyi,maddesiz, zamansız yoktan var eden ancak Allahü teâlâdır diye kesin inanm aktır. (MevlânâHâlid-i Bağdâdî)Allahü teâlâ vâcib-ül-vücûddur.Her şeyi var eden ve kendi varlığının sonu, sınırıbulunmayan ve nasıl olduğu akıl ile anlaşılamayan, yalnız ulûhiyyet (ilahlık) ve hâlikiyyet(yaratıcılık) için lüzumlu sıfatları bilinen bir varlıktır.Kendi kendine var dır ve bir tânedir.O'ndan başka hiçbir şey kendi kendine var olamaz. Her şeyi var eden ve varlıkta durduranyalnız O'dur. Kendi kendine var olmak demek, varlığı hiçbir şeye muhtaç olmamak demektir.Bütün varlıkların var olması için, O'nun var olması lâzımdır.Her şeyi var etmesi ve böyledüzgün hâlde durdurması için lâzım olan kemâl sıfatları vardır. Noksanlık, ayb ve kusur O'ndaolamaz. (İmâm-ı Gazâlî)