VESÎLE


Results for "VESÎLE"

Turkish - German Dictionary

vesile

(Turkish - German Dictionary) :
r Anlass, e Gelegenheit.
Turkish - Kurdish Dictionary

vesile

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
navgîn.
Turkish - Turkish dictionary

VESİLE

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Yol, vasıta, 2. Bahane, sebep. 3. Elverişli durum, fırsat.
Ottoman - Turkish Dictionary

VESİLE

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Vâsile) Bahane, sebeb. * Fırsat. * Elverişli durum. * Vasıta. Yol. * Pâye, rütbe. * Baba. * Kurbiyet. * Kendisi ile başkasına yaklaşılan şey. * Cennet'te bir menzil adı. (El-Vesiletü menziletün fi-l Cenneti hadis-i şerifi bunu te'yid ediyor.)
Islamic Glossary

VESÎLE

(Islamic Glossary) :
Kişiyi Allahü teâlâya yaklaştıran, Allahü teâlânın nezdinde (katında) yakınlığa ve hâcetlerinyâni ihtiyâçların giderilmesine sebeb olan her şey.Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki:Ey îmân edenler! Allahü teâlâdan korkunuz! O'na yaklaşmak için vesîle arayınız!(Mâide sûresi: 35)Hazret-i Ömer, kuraklık sebebiyle kıtlık olduğu zaman, Resûlullah efendimizin amcasıhazret-i Abbâs'ı vesîle ederek; "Allah'ım! Biz kıtlığa düştüğümüz zaman, Resûlullah'ı vesîleettiğimizde, sen bize yağmur verirdin. Şimdi Resûlullah'ın amcasını vesî le ediyoruz, bizeyağmur ver" der, Allahü teâlâ da onların bu dileklerini kabûl edip, yağmur verirdi. (Enes binMâlik)Duânın kabûl olması için; Peygamberleri ve sâlih (makbûl, kıymetli) kulları vesîle etmelidir.(İbn-ül-Cezerî)İbâdetler, duâlar, mübârek zâtlar, Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için hep vesîledirler.(Senâullah Dehlevî)