ZİKR


Results for "ZİKR"

Kurdish - Turkish dictionary

zikr

(Kurdish - Turkish dictionary) :
zikir.
Ottoman - Turkish Dictionary

ZİKR

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Zikir) Anmak, hatırlamak. Anılmak. * Allah'ı (C.C.) çok çok anıp azametini düşünmek ve esmâ-i hüsnâsını okuyup tefekkür etmek. * Kur'ân-ı Kerim'in bir ismi.(İ'lem eyyühel aziz! Tohum olacak bir habbenin kalbi yani içi delindiği zaman, elbette sünbüllenip neşvü nemâ bulamaz; ölür gider. Kezâlik, ene ile tâbir edilen enâniyetin kalbi, Allah Allah zikrinin şua ve hararetiyle yanıp delinse, büyüyüp gafletle firavunlaşamaz. Ve Hâlik-ı Semâvat ve Arz'a isyan edemez. O zikr-i İlâhî sâyesinde (ene) mahvolur...Zikreden adamın, feyz-i İlâhîyi celbeden muhtelif lâtifeleri vardır. Bir kısmı kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yâni şuurlara tâbi değildir. M.N.)
Islamic Glossary

ZİKR

(Islamic Glossary) :
Anmak; gafleti gidermek için her işte Allahü teâlâyı hatırlamak. Yâd etmek.Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:İyi biliniz ki, kalbler, Allahü teâlânın zikri ile itmînâna, râhata kavuşur. (Ra'd sûresi:30)(Kullarım!) Siz beni (tâat ile beğendiğim işleri yapmak sûretiyle) zikr ederseniz, ben de sizi(rahmet, mağfiret, ihsân ve tövbe kapılarını açmak sûretiyle) anarım. (Bekara sûresi: 152)Derecesi en yüksek olanlar, Allah'ı zikr edenlerdir. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî)Allah'ı sevmenin alâmeti, O'nu zikr etmeği sevmektir. (Hadîs-i şerîf-Beyhekî)Cennettekiler en çok dünyâda Allahü teâlâyı zikr etmeden geçirdikleri zamanlar içinüzülürler. (Hadîs-i şerîf-Dürret-ül-Fâhire)Zikr, yalnız, Kelime-i tevhîdi söylemek ve tekrar tekrar "Allah" demek değildir. Her neşekilde olursa olsun, kendini gafletten kurtarmak zikr olur. Buna göre, dînin emirleriniyapmak, yasaklarından sakınmak hep zikrdir. Dînin emrettiği şekilde alış- veriş yapmakzikrdir.Dîne uygun olarak yapılan her iş zikrdir. Çünkü bunları yaparken, bu emir ve yasaklarınsâhibi hep hatırlanmakta ve gaflete yer verilmemektedir. Ancak Allahü teâlânın ism-i şerîflerive sıfatları ile yapılan zikr çabuk te'sirini gösterir ve Allahü teâlânın sevgisini hâsıl eder. Busebeble tasavvuf büyükleri, Kelime-i tevhîd ile zikrin pek kıymetli olduğunu bildirmişlerdir.Hadîs-i şerîfte; "Bir şeyi çok anan, onu çok sever" buyruldu. Dolayısıyle seven sevdiğini çokanar. Allahü teâlâyı çok anan, O'nu sever; Allahü teâlâyı sevince kalbe îmân yerleşip siner,böylece emir ve yasaklara uymak kolaylaşır. Allahü teâlâyı ve Resûlünü tam sevmedikçe,emirlerine uymak çok güç olur. (İmâm-ı Rabbânî)Her vakit Allahü teâlâyı zikr etmek lâzımdır. Kalbde başka hiçbir şeye yer vermemelidir.Yerken, içerken, uyurken, gelirken, giderken hep zikr yapmalıdır. (İmâm-ı Rabbânî)Zikr bir kazma gibidir ki, onunla gönülden yabancı duygu dikenleri temizlenir.(Ubeydullah-ı Ahrâr)Her an dilleriyle Allahü teâlâyı zikr edip, O'nu bir an unutmayanlardan her biri, güler birhâlde Cennet'e gireceklerdir. (Cübeyr bin Nufeyr)Vaktini Allahü teâlâyı zikirle geçiren kimse, belâ ve sıkıntılara düşmez. (Ebû AbdullahRodbârî)Zikr et zikr bedende iken cânın,Kalb temizliği zikr iledir Rahmânın.(İmâm-ı Rabbânî)
Kurdish - Turkish dictionary

zikr kirin

(Kurdish - Turkish dictionary) :
zikretmek.
Ottoman - Turkish Dictionary

ZİKR-ÂREND

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
f. Zikreden. Anan.