ZEVÂL


Results for "ZEVÂL"

Turkish - Kurdish Dictionary

zeval

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
tunebûnî.
Turkish - Turkish dictionary

ZEVAL

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Yok olma, sona erme. 2. Düşkünlük, bozulma.
Ottoman - Turkish Dictionary

ZEVAL

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Zâil olma, sona erme. * Gitmek. Yerinden ayrılıp gitmek. * Güneşin tam ortada gibi, baş ucunda bulunduğu zaman. * Güneşin nısf-ı nehar dairesinden batmaya doğru dönmesi. Seyrinin sonuna yaklaşması.(Gafletten kurtulan evvelki adam, o şedit şefkatin elemine karşı ulvi bir tiryak bulur ki; acıdığı bütün zihayatların mevt ve zevâlinde bir Zât-ı Bâki'nin bâki esmasının daimî cilvelerini temsil eden âyine-i ervahları bâki görür; şefkatı, bir sürura inkılâb eder. Hem zevâl ve fenâya mâruz bütün güzel mahlukatın arkasında bir cemâl-i münezzeh ve hüsn-ü mukaddes ihsas eden bir nakış ve tahsin ve san'at ve tezyin ve ihsan ve tenvir-i dâimîyi görür. O zevâl ve fenâyı, tezyid-i hüsün ve tecdid-i lezzet ve teşhir-i san'at için bir tazelendirmek şeklinde görüp lezzetini ve şevkini ve hayretini ziyadeleştirir. M.)
Islamic Glossary

ZEVÂL

(Islamic Glossary) :
Yok olma, sona erme.Ölmez imiş âşık cânı,Hiç çürümez imiş teni,Aşk her kimi kıldı fânî,Ona zevâl ermez imiş.(Yûnus Emre)
Turkish - English dictionary

zeval

(Turkish - English dictionary) :
,-li 1. decline, wane. 2. disappearance. 3. setting (of the sun). 4. noon. bulmak/e ermek 1. to decline, wane. 2. to disappear. i olmak /a/ to be harmful to, harm. vermek /a/ 1. to harm. 2. to destroy. e yüz tutmak to begin to decline.