abdest


Results for "abdest"

Turkish - Kurdish Dictionary

abdest

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
destnimêj.
Dream Dictionary of Phrase

ABDEST

(Dream Dictionary of Phrase) :
Abdest almak güzelliğe, korunmaya, hayır ve iyiliğe delalet eder. Temiz su ile tam olarak abdest almak maksada kavuşmaya, Abdestin tamamlanmaması mevcut sıkıntıların bir süre daha devam etmesine, Namaz kılmak gayesiyle abdest almak korkudan emin olmaya,, Allahu Teala'nın himayesine, Abdest alıp namaza durmak gam ve kederden kurtularak Allah'a hamdetmeye, Abdest üstüne abdest almak ziyade nurlanmaya ve aydınlık bir gönüle, Meyve suyu gibi kendisiyle abdest almanın caiz olmadığı şeylerle abdest almak arzu edilen şeyin gerçekleşmemesine, Abdest almak isteyip de su bulamamak istenen şeyin güçlüğüne, Boy abdesti gerektiren bir durumda sadece namaz abdesti almak çetin bir işe girmeye, Sıcak su ile abdest almak kedere ve hastalığa, Hamam ve sokak gibi yerlerde abdest almak yüz kızartıcı bir duruma, gizlenen sırların açığa çıkmasına, Yatakta uzanır vaziyette abdest almak eş ve dostundan ayrılmaya, Oturduğu odada abdest almak artık orada oturmamaya, Deniz kenarında yahut çöplük gibi yerlerde abdest almak üzüntüden kurtulmaya ve hastalığın geçmesine, Abdest suyundan içmek hayır ve iyiliğe,korkudan emin olmaya, hastalıktan kurtulmaya ve berekete delalet eder.
Islamic Glossary

ABDEST

(Islamic Glossary) :
Namaz ve diğer bâzı ibâdetlerin yerine getirilebilmesi için yapılması lâzım gelen yüzü,dirseklerle berâber kolları yıkamak, başın dörtte birini mesh etmek ve topuklarla berâberayakları yıkamaktan ibâret temizlik. Namazın dışındaki farzlardan biri.Abdest, Kur'ân-ı kerîmde şu âyet-i kerîme ile farz kılınmıştır:"Ey îmân edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerle berâberellerinizi yıkayın ve başlarınızı meshedin ve her iki topukla berâber ayaklarınızı yıkayın."(Mâide sûresi: 6)Her kim abdest aldıktan sonra, benim üzerime on kerre salât ü selâm getirse, Hakteâlâ, o kişinin hüznünü giderip mesrûr eder, duâsını kabûl eder. (Hadîs-i şerîf-Eyyühelveled İlmihâlî)Her ne zaman ümmetimden biri abdest alırken, Bismillah deyip elini yıkarsa, eliyleyaptığı (küçük) günahların hepsi afv olur. Ağzına, yüzüne ve diğer âzâlarına su verdikçe,bütün günâhları dökülür. (Hadîs-i şerîf-Eyyühel veled İlmihâli)Abdest üzerine abdest almak, nûr üstüne nûrdur. (Hadîs-i şerîf-Keşfül-hafâ)Hanefî mezhebine göre abdestin farzları dörttür: Yüzü bir kerre yıkamak. İki kolu dirsekleriile birlikte, bir kerre yıkamak. Başın dörtte bir kısmını mesh etmek, yâni yaş eli başa sürmek.İki ayağı, iki yandaki topuk kemikleri ile birlikte bir kerre yıkamaktır. Ayrıca abdestinsünnetleri, edebleri vardır. (İbn-i Âbidîn)Abdestsiz olarak şu üç şeyi yapmak haramdır: Namaz kılmak, Kâ'be'yi tavâf etmek,üzerinde bir kılıf bulunmaksızın Kur'ân-ı kerîme ve bir âyet-i kerîmeye dokunmak. Câmiyeabdestsiz girmek ise mekruhtur. (Şürnblâlî)Abdestli olarak ölen ölüm acısı çekmez. (Seyyid Abdülhakîm Arvâsî)
Turkish - English dictionary

abdest

(Turkish - English dictionary) :
,-ti see aptes.
Dream Dictionary of Phrase

ABDEST BOZMAK

(Dream Dictionary of Phrase) :
Küçük abdest bozmak yoksul için zenginliğe, esir için azad olmaya, yolcu için memleketine dönmeye delalet eder. Uygun bir yere yahut tuvalete bevletmek sıkıntıdan kurtulmaya, İnsanların görebileceği herhangi bir yere bevletmek kişiyi sıkıntıya sokacak biir şey yapmaya, Sidiğin bir kısmını işeyip bir kısmını tutmak mevcut sıkıntının gitmesiyle birlikte malının bir kısmını kaybetmeye, Bilinmeyen bir yerde küçük abdest bozmak meçhul bir kadınla evlenmeye, Sidiği sıkışıp da su dökecek yer bulamamak bir şeygizlemek istediği halde uygun bir yer bulamamaya, Bevlini kolaylıkla yaptığını görmek rızkın kolay teminine Zorlanarak işediğini görmek geçim hususunda zorluklarla karşılaşmaya, Gömleğine bevlettiğini görmek evli için çocuğa, bekar için evlenmeye, Leğen, testi ,şişe ve benzeri kaplar içine yahut bir kuyuya işemek bir kadınla nikahlanmaya, Büyük abdest ihtiyacını gidermek mal ile yorulur. Tuvalette büyük abdest bozmak malını sarfetmeye, Herhangi bir kap yahut elbise üzerine bunu yapmak kadın yüzünden sıkıntıya düşmeye, Dere kenarı yahut vadide büyük abdest bozmak haksız yere töhmet altında tutulmaya, Biryere necaset yapıp üzerini toprakla örtmek malını defnetmeye, Yatağına büyük abdestini yapmak uzun sürecek bir hastalığa yakalanmaya delalet eder. ( Ayrıca bakınız Tuvalet, Necaset, Sidik.)