afiyet


Results for "afiyet"

Turkish - German Dictionary

afiyet

(Turkish - German Dictionary) :
e Gesundheit, s Wohlbefinden.
Turkish - Kurdish Dictionary

afiyet

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
noşî can.
Turkish - Turkish dictionary

AFİYET

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. Hasta olmama durumu, sağlık, esenlik.
Ottoman - Turkish Dictionary

AFİYET

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Sağlık, selâmet, sıhhatli olmak.
Islamic Glossary

ÂFİYET

(Islamic Glossary) :
1. Sağlık, sıhhat, bedende hastalık bulunmaması.Allahü teâlâdan âfiyet isteyiniz. Îmândan sonra âfiyetten daha büyük nîmet yoktur.(Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ahmed bin Hanbel)Yâ Rabbî! Senden sıhhat ve âfiyet ve emânete hiyânet etmemek ve güzel ahlâk vekadere rızâ göstermeyi istiyorum. Ey merhametlilerin en merhametlisi! Merhametin hakkıiçin bunları bana ver. (Hadîs-i şerîf-Edeb-ül-müfred)Dert ve belâ gelince, Allahü teâlâya sığınmalı, kurtarması ve âfiyet vermesi için duâ etmeli,O'na yalvarmalıdır. Allahü teâlâ duâ edenleri, sıhhat, selâmet ve âfiyet istiyenleri sever. (AhmedFârûkî)2. Günah işlememek.Yâ Rabbî! Bana ilim ver, hilm (yumuşaklık) ile zînetlendir. Takvâ (haramlardansakınmak) ihsân eyle. Âfiyet ile beni zînetlendir. (Hadîs-i şerîf-Berîka)Büyüklerden biri, hep duâ eder, Allahü teâlâdan bir günlük âfiyet isterdi. Adamın biri buzâta; "Sen hergün âfiyette değil misin?" dedi. "Allahü teâlâdan öyle bir gün istiyorum ki,sabahtan akşama kadar Allahü teâlâya hiçbir günah işlemiyeyim. Âfiyet le geçen gün böyleolur." buyurdu. (İmâm-ı Rabbânî)