aks


Results for "aks"

Ottoman - Turkish Dictionary

AKS-İ DÂVA

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Zıt hüküm. Karşı dâvâ (Zıt teorem.)
Ottoman - Turkish Dictionary

AKS-İ KAZİYE

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(Mantıkta) Doğru farzedilen bir hükmün, konusu ile yükleminin (mahmulünün) ters çevrilmesi ile zaruri bir sonucun elde edilmesidir. Çeşitli şekilleri vardır. Meselâ : "Her insan canlıdır." sözünde konu olan insan ile, yüklem olan canlı sözü yer değiştirilerek (aksedilerek) şu hüküm elde edilir: "Bazı canlılar insandır."
Ottoman - Turkish Dictionary

AKS-İ MÜLEVVEN

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Renkli akis.
Ottoman - Turkish Dictionary

AKS-İ SADÂ

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Sesin bir yere çarpıp geri gelmesi. Yankı. Çok evvelden söylenen bir hakikatın sonradan tekrar edilmesi.
Ottoman - Turkish Dictionary

AKS-ÜL AMEL

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
İstenilen şeyin zıddı hasıl olması. Tersine oluş. (Reaksiyon) * Edb: Edebi san'atlardandır. Bir cümle veya mısrânın altını üstüne getirmekle, başka bir cümle veya mısrâ yapmaktır. Pertev paşanın: "Her düzün bir yokuşu, her yokuşun bir düzü var." mısrâında olduğu gibi.(Senin üzerine haktır ki, her söylediğin hak olsun. Fakat her hakkı söylemeğe senin hakkın yoktur. Her dediğin doğru olmalı. Fakat her doğruyu demek doğru değildir. Zira senin gibi niyeti hâlis olmayan bir adam, nasihatı, bazan damara dokundurur; aksülamel yapar. M.)