avam


Results for "avam"

Turkish - German Dictionary

avam

(Turkish - German Dictionary) :
r Pöbel.
Turkish - Kurdish Dictionary

avam

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
bendegan, xelk.
Turkish - Turkish dictionary

AVAM

(Turkish - Turkish dictionary) :
ç.is. Halk.
Ottoman - Turkish Dictionary

AVAM

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Halktan ilmi irfanı kıt olan kimse. Okuyup yazması az olan. Fakirler sınıfından. * Tas : Hakikata tam erememiş, tevhidin derin hakikatlarından haberi olmayan. * Halkın ekseriyeti.
Islamic Glossary

AVÂM

(Islamic Glossary) :
Amme'nin çoğulu, halk, topluluk.1. Müctehid (âyet ve hadîslerden şer'î yâni dînî hükümler çıkaran İslâm âlimi) olmayan,mukallid (yâni mezhebinin usûl ve kâidelerini anlayıp taklîd eden).Müctehid olmayan âlime nâkil, yâni haber iletici denir. Müctehid olmayan müftîlermukalliddir. Avâm, hadîs-i şerîflerden doğru mânâ çıkaramaz. Bunun için müctehidlerinanladıklarına uymaları, yâni onları taklîd etmeleri lâzımdır. (Feth-ul-kadîr)Dînî mes'elelerde, şöyle veya böyle yapılabilir şeklinde ruhsat (izin vermek) avâmın sözü ileolamaz. Burada ancak müctehidler yetkilidir. (Reddül-Muhtâr)2. Dînî ilimlerden haberi olmayan câhiller.Avâm, fetvâ kitablarını anlıyamaz. Bunların, îmân ve ibâdet bilgilerini arayıp, sorup,öğrenmeleri farzdır. Müctehid âlimlerin de, sözleri, vâzları ve yazıları ile önce îmân, sonradînin temeli olan beş ibâdeti öğretmeleri farzdır. (Muhammed Es'ad)Sultanlar, milletin malını, zâlimler ve haydutlardan korudukları gibi; havâss yâni müctehidâlimler de, avâmın îtikâdını (inancını) bid'atçilerin (sapıkların) şerrinden korurlar. (İmâm-ıGazâlî)3. Olgunlaşmamış, irşâda (öğrenip, aydınlanmaya) muhtaç. Kulluk zevkini tatmamış; nefs-iemmâresinin te'sirinden kurtulamamış olan. Tasavvufta; takvâ, ihlâs derecelerinin en aşağısındabulunan kimseler.Avâmın orucu, yemek içmek gibi şeylerden sakınmaktır. (İmâm-ı Gazâlî)