biri


Results for "biri"

Turkish - English dictionary

biricik

(Turkish - English dictionary) :
unique, the only.
Philosophical Dictionary

Biricik.

(Philosophical Dictionary) :
(Os. Yegâne, Fr., İng. Unique, Al. Einzig, İt. Unico). Her varlığı başkalarından ayıran ve biricik sayan öğretilerin ortaya attığı özellik, başkaca bir benzeri bulunamaycak olan... Alman düşünürü Max Stirner'in (1806-1856) Biricik İnsan ve Özelgesi adlı yapıtında ileri sürdğüne göre bu dünya benim malımdır. Ben biriciğim ve beni benden başka hiç bir şey ilgilendirmez. Bildiğim tek iş benim işimdir. Sadece benim olan bu dünyada sadece benim işimi, iyilikle ya da kötülükle niteleyemezsiniz. Çünkü işim demek, ben demeğim. Bense, ne iyi ne kötüyüm, olduğum gibi biricik insanım... alman düşünürü Gottfried Wilhelm leizniz (1646-1717) de, bir başka açıdan, evrende hiç bir nesnenin özdeşi bulunamayacağını ileri sürmekle biricikçi sayılır. Leibniz'in bu kanısı özdeşlik ilkesinde belirmiştir. Özdeşlik ilkesine göre bir şey kendisinin aynıdır ve başkaca hiç bir şeyle aynı olamaz. Özellikle Stirner'in biricik kavramı üstüne kurduğu öğreti tipik bir bireyciliktir. bkz. Bireycilik, Özdeşlik.
Ottoman - Turkish Dictionary

BİRİG

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
f. Üzüm salkımı.
Kurdish - Turkish dictionary

birik

(Kurdish - Turkish dictionary) :
inatçı.
Turkish - English dictionary

birikici

(Turkish - English dictionary) :
cumulative. etki cumulative effect.