doluluk


Results for "doluluk"

Turkish - English dictionary

doluluk

(Turkish - English dictionary) :
fullness, plenitude.
Tourism Glossary

Doluluk Oranı

(Tourism Glossary) :
Bir konaklama tesisinde mevcut yatak sayısı ile bir yıl içinde satılan toplam yatak sayısı arasındaki orandır.Örneğin 100 yataklı bir konaklama tesisinde bir yıl içinde 100*365=36.500 toplam yatak satışa çıkarılmış, buna karşın 19.000 yatak satılmışsa 19.000/36.500=%52'dir.
Philosophical Dictionary

Doluluk.

(Philosophical Dictionary) :
(Os. Melâ, Fr. Plein). Özdekle kaplı uzay... Evrende boş mekân olup olmadığı tartışması antik çağ Yunan felsefesinden beri süregelmiştir. Atomcular, Epikuros ve Lucretius, atomların devinebilmeleri için bir boşluk bulunmasının zorunlu olduğu kanısındaydılar. Buna karşı, örneğin Fransız düşünürü Descartes'a göre, boş mekân yoktur. Çünkü mekân ve madde aynı şeydirler. Mekân, maddenin yer kaplaması dır. Bunun içindir ki boş mekân olamaz, çünkü bu, madde olmadan mekân olamaz, çünkü bu, madde olmadan mekân olması demektir ki, mümkün değildir. Mekân, baştan aşağı maddeyle dolu dur. Öyleyse evrenin hiç bir yerinde boşluk yoktur, sadece doluluk vardır. Descartes, bu durumda, devimin nasıl gerçekleşebileceğini de şöyle açıklamaktadır: Mekân maddesi sıvıdır ve sürekli olarak akmaktadır. Katı cisimler, kendiliklerinden devinmezler, bu sıvının akışıyle yer değiştirirler. Daha açık bir deyile, katı doluluk sıvı dolulukta yüzmesinden ibarettir... bkz. Boşluk.