English - Turkish Dictionary
reklam sol

18 record(s) found.

  • commons. 1. müşterek, ortak; beraber yapılan: common defense ortak savunma. common enemy ortak düşman. common grave ortak bir mezar. common prayer herkesin beraber okuduğu dua. 2. yaygın, sıkça rastlanan: a common sentiment yaygın bir his. 3. adi, bayağı, basit: There was something common about her. Onda bir adilik vardı.

    English - Turkish Dictionary
  • common fractionmat. adi kesir, bayağı kesir.

    English - Turkish Dictionary
  • common ground ortak bir zevk, görüş, tutku v.b.: There´s no common ground between them. Onların hiçbir ortak yanı yok.

    English - Turkish Dictionary
  • common knowledge bilinen gerçek.

    English - Turkish Dictionary
  • common lawörf ve âdete dayanan hukuk. common-law marriage resmi nikâhsız beraber yaşama.

    English - Turkish Dictionary
  • common lawörf ve âdet hukuku.

    English - Turkish Dictionary
  • common man sıradan insan, sokaktaki adam.

    English - Turkish Dictionary
  • Common Market Ortak Pazar.

    English - Turkish Dictionary
  • common noundilb. cins adı, cins ismi.

    English - Turkish Dictionary
  • common noun cins isim.

    English - Turkish Dictionary
  • common property ortak mal.

    English - Turkish Dictionary
  • common sense sağduyu.

    English - Turkish Dictionary
  • common sense sağduyu, aklıselim.

    English - Turkish Dictionary
  • common stock adi hisse senetleri.

    English - Turkish Dictionary
  • common touch sempatiklik.

    English - Turkish Dictionary
  • commonlyz. çoğunlukla; genellikle.

    English - Turkish Dictionary
  • commonplaces. 1. sıradan, bayağı. 2. olağan. i. 1. beylik laf, klişe, basmakalıp söz. 2. sıradan bir şey.

    English - Turkish Dictionary
  • commonwealthi. 1. ulus. 2. cumhuriyet. 3. eyalet.

    English - Turkish Dictionary
reklam sol
reklam sol

Last Searched Words

Keyword Searches

reklam sol