göğüs


Results for "göğüs"

Turkish - German Dictionary

göğüs

(Turkish - German Dictionary) :
e Brust, r Busen.
Turkish - Kurdish Dictionary

göğüs

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
sing.
Turkish - Turkish dictionary

GÖĞÜS

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. (İnsanda) Vücudun boyunla karın arası ve bu bölümde bulunan organlar.
Dream Dictionary of Phrase

GÖĞÜS

(Dream Dictionary of Phrase) :
Göğüs genişliği hidayete, ferahlığa ve cömertliğe, göğüs darlığı ibadet etmemeye, sıkıntıya ve cimriliğe, Göğüs genişliği İslama, darlığı ise inkara delalet eder. ( Ayrıca Bakınız; Göğüs Hastalığı,Meme.)
Turkish - English dictionary

göğüs

(Turkish - English dictionary) :
,-ğsü 1. chest; thorax. 2. breast, bosom. 3. breast, bust (of a woman). 4. naut. breast, flare of a ship´s bow. bağır açık with one´s shirt wide open and slovenly dressed. boşluğu thoracic cavity. cerrahisi thoracic surgery. çaprazı wrestling gripping one´s opponent across the chest. darlığı path. dyspnea. geçirmek to sigh, groan. ünü gere gere proudly; confidently. germek /a/ to face up to, confront (a problem) head on. ünü germek /a/ to shield with one´s body (someone standing behind one). göğüse gelmek to come face to face. hastalıkları/sayrılıkları chest diseases, thoracic diseases. ingini path. bronchitis. ü kabarmak to be proud, swell with pride. kafesi anat. rib cage. kası anat. pectoral muscle, pectoralis. kayışı breast collar, breastband. kemiği anat. breastbone, sternum. sesi mus. chest tone. tahtası 1. breastbone, sternum. 2. mus. sounding board, soundboard (of a stringed instrument). yüzgeci pectoral fin. zarı anat. pleura. zırhı breastplate.