gına


Results for "gına"

Turkish - German Dictionary

gına

(Turkish - German Dictionary) :
e STMttígung.
Turkish - Turkish dictionary

GINÂ

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Yetinme. 2. Zenginlik. 3. Usanç, bıkma: Artık su işten gına geldi.
Ottoman - Turkish Dictionary

GINA

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Zenginlik. Yeterlik. * Tok gözlülük. * Mülâki olmak. Bir kimseye dostluğunda devamlı olmak. * Bıkma, usanç. * Şarkı söylemek. Teganni etmek.
Islamic Glossary

GINÂ

(Islamic Glossary) :
1. Şarkı, tegannî, müzik perdelerine uygun ses; çalgı ile birlikte şarkı, müzik. Tegannî dedenir.Gınâ, kalbde nifâk (münâfıklık) hâsıl eder. (Hadîs-i şerîf-Kimyây-ı Seâdet)Gınâ, kalbi karartır. (Hadîs-i şerîf-İbn-i Âbidîn)Gınânın haram olduğunu bütün âlimler söz birliği ile bildirmişlerdir. İsrâ sûresinin altmışdördüncü âyetinin gınâyı haram ettiğini bildiren âlimler vardır. Gınânın haram olduğunda ihtilâfyoktur. (Abdullah Dehlevî)Gınâ, bala ve şekere karıştırılmış zehir gibidir. (İmâm-ı Rabbânî)Gınâ haram olduğundan, bir şarkıcıya, ne güzel söyledin veya herhangi bir teganniye iyidiyenin küfründen, îmânının gitmesinden korkulur. (İmâm-ı Rabbânî)2. Zenginlik.Gınâ sâhibine tevâzû edenin, yâni zengine zenginliği için alçalanın dîninin üçte ikisigider. (Hadîs-i şerîf-Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî)Asıl gınâ kalb zenginliğidir, mal zenginliği değil. (Hadîs-i şerîf-Mesnevî)Gınâ ehlinin ve dünyâya bağlananların sohbeti öldürücü zehirdir. (İmâm-ı Rabbânî)
Turkish - English dictionary

gına

(Turkish - English dictionary) :
being fed up. gelmek/getirmek /dan/ to be fed up with, be sick of.