hicret


Results for "hicret"

Turkish - German Dictionary

hicret

(Turkish - German Dictionary) :
e Einwanderung, e Auswanderung.
Turkish - Kurdish Dictionary

hicret

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
koç.
Turkish - Turkish dictionary

HİCRET

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Göç. 2. Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göç etmesi: Hicret, İslam takviminde tarih başı sayılmıştır.
Ottoman - Turkish Dictionary

HİCRET

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Bir yerden bir yere göç etmek. Kendi memleketini bırakıp başka memlekete taşınmak. * Hz. Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm'ın Mekke'den Medine'ye hicret etmesi. İslâmiyetin ilk zuhurunda, şeref ve izzetleri zedelenen Mekke'deki putperest müşrikler daima Hz. Peygamber'e su-i kastlar tertipliyorlardı. Bu yüzden Peygamber Efendimiz (A.S.M.) Mekke'yi bırakıp Medinelilerin dâvetini kabul ederek Hz. Ebu Bekir (R.A.) ile birlikte 622 senesinde hicrete mecbur oldu. Bu seneye Hicret senesi denildi. İslâm takvimlerinde "tarih", bu seneden başlar ve buna hicret yılı veya hicrî yıl denir. (Bak: Takvim-i Arabî)
Islamic Glossary

HİCRET

(Islamic Glossary) :
Bir yerden başka bir yere göç etmek.1. Resûlullah efendimizin Mekke-i mükerremeden Medîne-i münevvereye göç etmesi.Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) elli üç yaşında iken, Allahü teâlânın izni ile Mekke-imükerremeden Medîne-i münevvereye hicret eyledi. Safer ayının yirmi yedinci Perşembe günüsabah erken evinden çıkarak, öğleden sonra Ebû Bekr-i Sıddîk'in evine geldi. Birlikte Sevrdağındaki mağaraya gittiler. Bu dağın yolu çok bozuk idi. Peygamber efendimizin mübârekayakları kanadı. Mağarada üç gece kalıp, Pazartesi gecesi yola çıktılar. Bir hafta yolculuktansonra Eylül ayının yirminci ve Rebî-ul-evvelin sekizinci Pazartesi günü Medîne'de Kubâköyüne geldiler. Rebî-ul-evvelin on ikinci Cumâ günü Medîne'yi şereflendirdiler. (AhmedCevdet Paşa, Kastalânî)Resûlullah sallallahü aleyhi ve sellem Medîne'ye hicret edince; "Mü'minlere saldıranzâlimlerle cihâd yapmaya izin verildi" meâlindeki Hac sûresi 139. âyet-i kerîmesi geldi.(Kâdı Beydâvî)2. Müslüman bir kimsenin, dînini korumak için, kâfir memleketinden, İslâm memleketinegöç etmesi.İşte ben de dînimi korumak için Allah yolunda hicret ediyorum. Karısını dul, çocuklarınıyetim bırakmak, anasını ağlatmak isteyen varsa önüme çıksın. (Hazret-i Ömer)Dâr-ül-harbde (müslüman olmayan memlekette) îmâna gelenin, Dâr-ül-İslâm'a (İslâmmemleketine) hicret etmesi vâcib olur. (İbn-i Âbidîn)3. İslâm memleketinde fitne ve kötülük bulunan bir yerden iyi bir yere göç etmek.Herc (karışıklık) , fitne zamânında yapılan ibâdet, benim yanıma (Mekke'den Medîne'ye)hicret etmek gibidir. (Hadîs-i şerîf-Müslim)Dînini muhâfaza için hicret eden, Cennet ile müjdelendi. Bir mahallede sâlih, ârif kimsekalmayıp, bozukluk ve bid'at, dinde olmayan şeylerin yapılması artınca, başka mahalleye hicretetmek veya böyle bir şehirden başka şehre hicret etmek vâcib olur. (İsmâil Hakkı Bursevî)