kalem


Results for "kalem"

Dream Dictionary of Phrase

KALEM

(Dream Dictionary of Phrase) :
Birine kefil olmaya, ilme, yazma yeteniği olan çocuğa, bir şehre yahut ülkeye; bekar için güzel ve iyi bir kadınla evlenmeye, Elinde bir kalem olduğunu görmek yemin etmeye, kardeşiyle buluşmaya, Kalemi mürekkeple görmek evli erkek için eşinin oğlan çocuğğu dünyaya getirmesine, Kalem başarıya, düşmana galip gelmeye, sır saklamaya, cömertlik ve iyiliğe delalet eder.
Islamic Glossary

KALEM

(Islamic Glossary) :
Levh-i mahfûz üzerine Allahü teâlânın ilm-i ezelîsi (başlangıcı olmayan ilim sıfatı) ile biliptaktîr ettiği şeyleri yazan, nasıl olduğu insanlar tarafından bilinemeyen kalem.Allahü teâlâ kalemi yaratınca, ona yaz diye emretti. Kalem, Allahü teâlânın hitâbınınheybetinden korkup titredi. Gök gürültüsü gibi yüksek bir sesle levh üzerinde hareket edipemrolunduğu şeyleri yazdı. (Nişancızâde)
Turkish - English dictionary

kalem

(Turkish - English dictionary) :
1. pencil. 2. pen. 3. chisel; gouge. 4. office handling the paperwork for a governmental department. 5. item, entry (in a register, account). 6. sort, kind. 7. scion, slip. 8. shaft (of an arrow). 9. writing, the act of writing. 10. slang penis, *cock, *dick. açmak 1. to sharpen a pencil. 2. to point a reed (for use as a pen). e almak /ı/ to write out, draw up, put down on paper. çekmek /a/ to cross out. inden çıkma written by. inden çıkmak to be written by. darbesi stroke of the pen. efendisi formerly official employed in a government office, Ottoman bureaucrat. gezdirmek /üzerinde/ to revise, edit. işi 1. hand-drawn. 2. hand-carved. inden kan damlamak colloq. to write effectively and movingly; to write things that bring tears to the eyes. kaşlı with thin, finely shaped eyebrows. kulaklı animal with long, pointed ears. kutusu pencil box. i kuvvetli (someone) who writes well. oynatmak 1. to write. 2. /üzerinde/ to correct, edit. 3. /üzerinde/ to spoil (a piece of writing) by alteration. parmaklı with long, tapering fingers. sahibi (someone) who writes well. sapı penholder (for a nib). e sarılmak to take pen in hand, take up one´s pen. savaşı war of words. ucu nib, penpoint. iyle yaşamak to live by one´s pen, make a living by writing. yontmak 1. to sharpen a pencil. 2. to point a reed pen. yürütmek to write.
Turkish - German Dictionary

kalem açmak

(Turkish - German Dictionary) :
spitzen.
Turkish - German Dictionary

kalem arkadaşı

(Turkish - German Dictionary) :
r Brieffreund.