latif


Results for "latif"

Turkish - Kurdish Dictionary

latif

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
narîn.
Turkish - Turkish dictionary

LÂTİF

(Turkish - Turkish dictionary) :
s. Hoş, güzel, nazik.
Ottoman - Turkish Dictionary

LATİF

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Mülâyim. Yumuşak. Nâzik. Mütenasip. * Güzel. Şirin. Küçük ve hoşa giden. * Cisimle alâkası olmayan. Göze görünmeyen. * Çok lutf edici. * Derin, gizli.
Turkish - English dictionary

latif

(Turkish - English dictionary) :
1. lovely, pleasing, nice. 2. amiable, agreeable, pleasant. 3. delicate, dainty.
Islamic Glossary

LATÎF (El-Latîf)

(Islamic Glossary) :
1. Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından. Lütf ve ihsân edici, dâimâ güzel muâmeledebulunan.Allahü teâlâ âyet-i kerîmelerde meâlen buyurdu ki:Gözler O'nu idrâk edemez. Ama O, gözleri idrâk eder. O latîftir, (her şeyden)haberdârdır. (En'âm sûresi: 142)Allah kullarına çok latîftir. Kimi dilerse onu rızıklandırır. Kuvvetli, güçlü ancak O'dur.(Şûrâ sûresi: 19)Allahü teâlânın rahîm, hakîm ve latîf olduğuna inanmak, tevekkülün esaslarındandır. O'nuninâyeti (yardımı), şefkati, karıncadan insana kadar, her mahlûka, yarattığına yetişir. Kullarınaolan merhameti, iyiliği; bir ananın yavrusuna olan merhâmetinde n daha çoktur. Lütfu,merhameti o kadar çoktur ki, dünyâyı ve dünyâda olan herşeyi en iyi şekilde yaratmıştır.(İmâm-ı Gazâlî)El-Latîf ism-i şerîfini söylemeye devâm edenin üzüntü ve elemi gider, rahat ve huzur bulur.(Yûsuf Nebhânî)2. Yumuşak, hoş, güzel, nâzik.Âdem oğlu aç gözünü, yeryüzüne kıl bir nazar,Gör bu latîf çiçekleri, hangi kuvvet yapar, bozar.(M. Sıddîk bin Saîd)3. Gözle görülmeyen.Melekler cismdir, latîftir. Gaz hâlinden de daha latîftirler. Nûrânîdirler. Diridirler,akıllıdırlar, insanlardaki kötülükler meleklerde yoktur. (Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî)