oluk


Results for "oluk"

Turkish - German Dictionary

oluk

(Turkish - German Dictionary) :
e Rinne, e Rille, e Nute.
Turkish - Kurdish Dictionary

oluk

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
şirik, mezrîb, pilûsk, rêjing.
Turkish - Turkish dictionary

OLUK

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Bir şeyin akmasına yarayan üst yanı açık boru. 2. Herhangi bir şeyin üzerine oyulmuş yol.
Dream Dictionary of Phrase

OLUK

(Dream Dictionary of Phrase) :
Arada bir iyilik yapan kimseye, ev hizmetlerini gören kimsese, elçi ya da vekile, kendine emanet edilen şeyi hakkıyla koruyan yahut emanetin hakkını veren insana, Çörtenlerde biriken yağmur sularının oluklardan aktığını ve bu berrak sudan insanların istiifade ettiğini görmek ucuzluk ve bolluğa, hayır ve berekete, Oluktan su aktığını görmek üzüntü ve kederden kurtulmaya, Oluktan bulanık yahut pis kokulu su aktığını görmek yara, çıban, kabarcık ve diğer cilt hastalıklarına, Oluktan kan akması, insanlarınkanını akıtacak düşmana, Yağmursuz bir havada çörtenden yahut bulun suyunu aşağı indiren oluktan su aktığını görmek fitne ve anarşiye, bunun sonucu akacak kana; Kabe'nin üzerinde bulunan Altınoluğun altında olduğunu ve üzerine bu oluktan berrak su döküldüğünü görmek ilahi rahmete, ümit ettiği şeyin meydana gelmesine delalet eder.
Turkish - English dictionary

oluk

(Turkish - English dictionary) :
1. trough (used as a conduit); flume, chute, slide, sluiceway, sluice, raceway, race. 2. eaves trough, gutter. 3. groove, channel; flute (as in a column). 4. groove (in the wheel of a pulley). 5. anat. sulcus. gibi akmak to flow in abundance, stream out. oluk in streams.