Ogüstinusçuluk.


Results for "Ogüstinusçuluk."

Philosophical Dictionary

Ogüstinusçuluk.

(Philosophical Dictionary) :
(Fr. Augustinisme). Hıristiyan felsefesinin patristik dönemi düşünürlerinden Saint Augustinus'un (354-430) öğretisi... Romalıların egemenliği altındaki Afrika'nın Thagaste kentinde doğmuş bulunan Saint Aurelius Augustinus, Hıristiyan felsefesinin kurucularından biridir. Aynı çağın düşünürlerinden Pelagus'la (360-430) yaptığı tartışmalarla okullaşan Ogüstinusçuluk, Hıristiyan felsefesinde gerici bir anlayışı temsil eder. III. yüzyılda okullaşan ve aynı gericiliği sürdüren Aquino'lu Saint Thomas'nın öğrtesinin (Tomizm) kaynağı Ogüstinusçuluktur. Pelagus ve Augustinus, Hıristiyanlığın temel sorunları üstünde çatışmış ve tartışmalardır. Ortaçağın skolastik döneminde, daha gelişmiş olarak aynı tartışmayı sürdüren Duns Scotus ve Fransiskenler Pelagusçudurlar, Saint Thomas ve Deminikenler ogüstinusçudurlar. Saint Augustinus, gücünü Platon felsefesinden almaktadır. Usçudur, ona göre us, Tanrıyı kavrayıp tanıyabilir, çünkü us, insanlara Tanrı tarafından kendisini tanımaları için verilmiştir. Felsefe dinle özdeştir, çünkü gerçek bilgelik Tanrıyı tanımaktan başka bir şey değildir. İnan, ustan önce gelir; çünkü bir şeyi anlamak için önce ona inanmak gerekir: Anlamak için inanıyorum (Credo ut intelligam). Tanrı, hiç bir yerde olmadığı için her yerde vardır ve hiç bir şey olmadığı için her şeydir. Evren, Tanrıdan çıkmış değildir, Tanrı tarafından yaratılmıştır. Tanrı evrenin içinde değildir, onundışındadır ve onun yaratıcısıdır. Tanrı yarattı, çünkü yaratmak istemişti. İnsan bundan ötesini bilemez, çünkü Tanrılık iradenin ötesinde hiç bir şey yoktur ki ereksel neden bilinebilsin. Ruhun varlığı gerçektir, çünkü düşünüyoruz, öyleyse varız, varlığımızdan şüphe ederken bile düşündüğümüz için varlığımızı tanıtlamaktayız (Augustinus'un bu sözü, Descartes sisteminin çıkış noktası olmuştur). Ruh, özdeksel olmayan her şeyi kapsayan, özdekten farklı bir yapıdır. Ruh da Tanrının yaratısıdır ve vücutlar yaratıldıkça yaratılmaktadır. Ruhun ölmezliği onun uslu oluşundandır, ruh usuyle gelmiş ve gelecek gerçeği (ezelî ve ebedî hakikatı) kavrar, vücuttan ayrı ve bu bilgiyle sonsuz olduğundan ötürü de vücutla birlikte ölmez. Gerçek görülende değil, görülmeyendedir... Augustinus, Pelagus'tan başka, çeşitli din sorunları üstünde Arius'la (280-336) da çatışmıştır (Ariusçuluk)... Ogüstinusçuluk da, Tomacılık gibi, Hıristiyanlığın gerici bir akımı olarak günümüze kadar sürüp gelmiştir. Örneğin, Gabriel Marcel'in Hıristiyan varoluşçuluğu (egzistansiyalizm) Ogüstinisçuluğa dayanmaktadır. Bu düşünceye göre "insan, kendi kendisini aşmaksızın kendisini keşfedemez". bkz. Pelagusçuluk, Tomacılık, Ariusçuluk, Skotçuluk, Patristik Felsefe, Hıristiyan Felsefesi.