planlı


Results for "planlı"

Turkish - German Dictionary

planlı

(Turkish - German Dictionary) :
geplant.
Turkish - Kurdish Dictionary

planlı

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
biplan.
Turkish - English dictionary

planlı

(Turkish - English dictionary) :
1. planned. 2. premeditated (crime).
Dictionary of Economics

PLANLI EKONOMİ

(Dictionary of Economics) :
Kaynakların kullanımının devlet tarafından belirlendiği ve kontrol edildiği ekonomi. Planlı ekonomilerde üretim, yatırım ve dağılım kararlarının tamamı veya büyük bir kısmı merkezi yönetimce alınmaktadır. Planlı ekonomi deyemi, yakın zamanlara kadar esas olarak sosyalist ülkeler içcin kullanılmakla birlikte, günümüzde bu ülkelerde de kaynak dağılımında piyasa göstergelerine daha fazla yer verilmesi yönünde değişiklikler yaşanmaktadır. II. Dünya Savaşı sonrasında, az gelişmiş ülkelerin kalkınma çabalarında planlama yaygın olarak uygulanmıştır. (Ayrıca bk. Planlama ve Kalkınma)
Dictionary of Economics

PLANLI EKONOMİ

(Dictionary of Economics) :
Kaynak kullanım kararlarının piyasa mekanizması yerine merkezi yönetim tarafından alındığı ekonomi türüdür. Kaynak kullanımını devlet belirler ve devlet kontrol eder. Planlı ekonomilerde ekonomik düzenlemeler hazırlanmış planlar çerçevesinde yapılsa da , ülkeler farklı ekonomik ve politik sitem uyguladıklarında planlar da bu sisteme göre değişecektir. planlar emredici planlar ve yol gösterici planlar olarak ikiye ayrılır. emredici planlarda ülkedeki bütün ekonomik faaliyetler planlar çerçevesinde yürütülürken, yol gösterici planlar kamu sektörü ve özel sektörüyle yapılır.