reserve


Results for "reserve"

German - Turkish Dictionary

Reserve

(German - Turkish Dictionary) :
n {rezervı} e yedek, sakınganlık.
Computer, Internet Glossary

reserve

(Computer, Internet Glossary) :
(Türk Bilişim Terimlerinden) ayırmak
English - Turkish Dictionary

reserve

(English - Turkish Dictionary) :
f. 1. ayırtmak: I reserved a table for four at the restaurant. Lokantada dört kişilik bir masa ayırttım. 2. saklamak, ayırmak: I will reserve this book for you until tomorrow. Bu kitabı sizin için yarına kadar saklayacağım. 3. ertelemek: She will reserve her decision until after the meeting next week. Kararını gelecek haftaki toplantıdan sonraya erteledi. i. 1. ihtiyat olarak saklanan şey, yedek. 2. ağız sıkılığı. 3. spor yedek oyuncu.
Dictionary of Economics

RESERVE CURRENCY

(Dictionary of Economics) :
REZERV PARAÜlkelerin ve uluslararası kuruluşların bulundurduğu döviz, altın gibi ödeme araçlarına verilen addır.
Dictionary of Economics

RESERVE FUND; RETAINED EARNINGS

(Dictionary of Economics) :
YEDEK AKÇEİşletmenin dönem sonunda elde ettiği kârın, kanun veya anasözleşme gereğince veya kar payı olarak dağıtılmayan, bilançoda çeşitli amaçlar için ayrı kalemlerde gösterilen kısmıdır. Yedek akçeler hukuki durumlarına göre; zorunlu yedek akçeler ve isteğe bağlı yedek akçeler olarak gruplanırlar.