sınır


Results for "sınır"

Turkish - Turkish dictionary

SINIR

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Uç boyu, hudut: Yurdumuzun sınırları. 2. Bir yayıntının sonunu gösteren çizgi: Gölün sınırı. 3. Had.
Turkish - Turkish dictionary

SİNİR

(Turkish - Turkish dictionary) :
is. 1. Beyinle organlar arasında uyartıları ileten beyazımsı kordonlara verilen ad 2. Kas kirişi ve zarı.
Dream Dictionary of Phrase

SİNİR

(Dream Dictionary of Phrase) :
Sinir (damarı) insanınları uzlaştıran kimseye, takvaya, şahit tutmaya ya da baba tarafından akrabaya, Sinirinde ağrı hissetmek üzüntüye, Sinirin kerislemi hasta için ölüme, sağlıklı kimse için işinin bozulmasına delalet eder. (Ayrıca Bakınız; Sinirli.)
Turkish - English dictionary

sınır

(Turkish - English dictionary) :
1. frontier, border. 2. boundary, limit. açı math. limit angle. çekmek/koymak /a/ to limit, set a limit to.
Turkish - English dictionary

sinir

(Turkish - English dictionary) :
1. anat. nerve. 2. colloq. sinew, tendon; muscle fiber. 3. quirk, peculiar trait, peculiarity of behavior. 4. thing about which one is fastidious. 5. anger; irritation. 6. equanimity, emotional balance: Bende sinir kalmadı. My nerves are shot./I´m very upset. 7. irritating, exasperating (person, thing). ağrısı neuralgia. leri altüst/ayakta olmak to be very upset, angry, or irritated. argınlığı neurasthenia. boğumları anat. neural ganglions. leri boşanmak to have a fit of nerves, be unable to control oneself, get hysterical or slightly hysterical. ine dokunmak /ın/ to get on (one´s) nerves, irritate, Brit. give (someone) the pip. leri gergin olmak to be tense, be under nervous pressure. leri gerilmek (for someone) to be ready to explode with anger. harbi war of nerves. hastalığı/sayrılığı neuropathy. kesilmek to become enraged. kökenli neurogenic. leri kuvvetli cool, self-possessed, imperturbable. i oynamak/ olmak to get angry, get one´s dander up. i tutmak to get angry suddenly, get in a temper. leri zayıf excitable, easily excited; easily irritated.