serbest


Results for "serbest"

Turkish - Turkish dictionary

SERBEST

(Turkish - Turkish dictionary) :
s. 1. Zorunluluk altında olmadan istediği gibi davranan. 2. Kayıtsız, umursamaz.
Ottoman - Turkish Dictionary

SERBEST

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
f. Kayıtsız. Başıboş. İstediği gibi hareket edebilen. * Sıkılmayan. * Engelsiz.
Turkish - English dictionary

serbest

(Turkish - English dictionary) :
,-ti 1. free, unrestricted. 2. open, unobstructed. 3. unconstrained, at ease. 4. unconfined, free to roam. 5. freely, without hindrance. 6. (woman) who behaves in too free-and-easy a way around men. güreş catch-as-catch-can wrestling, catch-as-catch-can. meslek sahibi 1. self-employed person. 2. self-employed (person). vuruş soccer free kick.
Meteorological Glossary

SERBEST AKIŞ

(Meteorological Glossary) :
(INERTIAL FLOW) [i]Dışsal herhangi bir kuvvet olmaksızın gerçekleşen akış. Meteorolojide kullanılan anlamıyla, basınç gradyanı olmayan, jeopotansiyel bir yüzeyde sürtünmesiz akışa verilen isim.
Meteorological Glossary

SERBEST ATMOSFER

(Meteorological Glossary) :
(FREE ATMOSPHERE) [i]Dünya yüzeyinin sürtünme etkisi dışında kalan atmosfer parçası. Meteorolojide bu seviye genelde 500 Mb 'dan yukarısı alınır. 5000-5500 m' den sonrası serbest atmosfer olarak bilinir. Amaca göre, yerden 600m. yukarısı veya 700 Mb. seviyesinde sürtünmesiz seviye olarak değerlendirilir.