tümel


Results for "tümel"

Turkish - English dictionary

tümel

(Turkish - English dictionary) :
log., phil. universal, universal in nature (as opposed to particular).
Philosophical Dictionary

Tümel.

(Philosophical Dictionary) :
(Os. Küllî, Fr. Universel, Al., İng. Universal, İt. Universale). Bütüne ait olan... Genel ve evrensel deyimleriyle anlamdaştır. Tümel, bireye ait olan'ı dilegetiren tekil (Os. Ferdî, Fr. Individuel, Al. Individuell, İng. Individual, İt. Individuale) ve birkaça ait olan'ı dilegetiren tikel (Os. Cüzî, Fr. Particulier, Al. Partikulaer, İng. Particular, İt. Particolare) deyimleriyle birlikte felsefenin en önemli kategorisidir. Tekel deyimiyle anlamdaş olarak özel ve bireysel deyimleri de kullanılır. Her üç kavram da dışımızdaki dünyada varolan nesnel ilişkileri yansıtırlar. Birbirlerine dönüşebilen bağılmı kavramlardır. Dış dünyada bütün varolanlar, tekil olarak kavranan nesnelerdir. Nesneler, tekil olduklarından ötürü birbirlerinden ayrılırlar. Ama her tekil olanda başka tekillerde de bulunan ortak yanlar da vardır. Bu ortak yanlar bütün nesnelerde bulunuyorsa tümel, bütün nesnelerde bulunmuyorsa tikel'dir. Demek ki, tekil, belli koşullarda tikel ve tümel olabilir. Tekille tümel ve tümelle tikel birbirlerinin varlıklarını gerektirirler, biri varolmadan öbürleri de varolamaz. Nesnel gerçeklikteki temel ilişkilerin anlaşılması, bu kavramların diyalektik bilgisine bağlıdır. İdealist felsefede bu kavramlar, nesnel gerçeklikleri yadsınarak birbirlerinin karşısına konulmuş ve birbirlerine zıtlaştırılmıştır. Adcılıkla gerçeklik ve bunların arasanı bulmaya çalışan kavramcılık tartışmaları bu zıtlaştırmanın sonucudur. bkz. Adçılık, Gerçekçilik, Kavramcılık.
Turkish - English dictionary

tümellik

(Turkish - English dictionary) :
log., phil. universality.