us


Results for "us"

Philosophical Dictionary

Us.

(Philosophical Dictionary) :
(Os. Akıl. Fr. Raison, Al. Vernunft, İng. Reason, İt. Ragione). Düşünme yetisi... İdealist anlayışlar, yadsıdıkları özdeksel beyin'i bir yana itip çeşitli anlamlar verdikleri bilinç'le de yetinmeyerek insanın psişik faaliyetini yöneten ve beynin görevsel yetilerinin gelişmesi sonucu olan anlama, bilme, tanıma, düşünme, sonuç çıkarma, algılama, kavrama gibi bilinçsel yetilerini us an (Os. Zihin, Fr. Esprit), anlık (Os. Müdrike, Fr. Entendement), anlak (Os. Zekâ, Fr. Intelligence), düşünme (Os. Müfekkire, Fr. Pensee) gibi bölümlere ayırmışlar ve her birine çeşitli idealist ve spiritüalist anlamlar vermişlerdir. Bu idealist anlamda us, bir düşünme yetisi olarak en çok tartışılmış ve çeşitli yönlere çekilmiş bir güçtür. Metafizik ve bireyci öğretiler usa doğrudan ya da dolaylı olarak Tanrısal bir anlam vermeye çalışmışlardır. Örneğin, Fransız düşünürü Victor Cousin'e (1792-1867) göre Tanrı kendisini tanımak için us'u yaratmıştır. Bununla beraber us, tanrıbilimsel (teolojik) alanda bile her zaman inan'a (Fr. Foi) karşıt anlamda kullanılmış ve insanca bir yeti olarak her türlü inanca karşı çıkarılmıştır. Usçuluk, inan'a karşı us'u çıkaran ve her türlü doğaüstü verileri tanımayanların öğretisidir. Us, insanın eylemsel çabasıyle oluşmuş bir güçtür. Ağaçlara tırmanabilmek için ön ayaklarını arka ayaklarından başka türlü kullanmasını beceren III. zaman maymunu, insanlaşma yolunda eylemselliğin alanına girmiş bulunuyordu. Ön ayakların ayaklıktan büsbütün kurtularak el'leşmesi ve yavaş yavaş birçok işler (eylemler) yapabilecek duruma girmesi organik yapının bütünün etkilemiş, yararlandırmış ve geliştirmiştir. Ayaklıktan kurtulup eylemde bulunabilmek için serbest kalan el, emeğin ortaya koymduğu bir üründür ve karşılıklı etkiyle emeği geliştirerek işbirliğini ve sonunda toplumsallığı sağlamıştır. El-emek diyalektiği, işbirliğini doğrurarak insanları birbirlerine anlatmaları gereken bir şeyleri olmak durumuna getirmiş ve dil'i ortaya koymuştur. Yüz binlerce yıl süren bu oluşma içinde, el-emek-dil diyalektiği, bir hayvan beyninden bir insan usunu meydana çıkarmıştır. bkz. Bilinç, Beyin, Bilgi Kuramı, Kuram ve Kılgı, Usçuluk, Usaaykırılık.
English - Turkish Dictionary

USA

(English - Turkish Dictionary) :
kıs. the United States of America ABD (Amerika Birleşik Devletleri).
Philosophical Dictionary

Usaaykırılık.

(Philosophical Dictionary) :
(Os. Gayrı aklîlik, Fr. Irrationalisme, Al. Irrationalismus, İng. Irrationalism, İt. Irrazionalismo). İnsanın bilme gücünü yadsıyan öğretilerin niteliği... Sıfat olarak usaaykırılık'ı dilegetiren irrasyonalizm, isim olarak usdışı verileri usun yerine koymaya çalışan usaaykırıcılık'ı dilelgetirir. Usun yerine sezgiyi koymaya çalışan Bergsonculuk, varolmayı koymaya çalışan varoluşçuluk, usaaykırıcılığın çağdaş örnekleridir. metafizik ve idealist felsefe usaaykırılıklar ve usaaykırıcılıklarla doludur. Usun yerine inanı koyan bütün dinci öğretiler, iradeyi koyan Schopenhauer ve Nietzsche ve örneğin İngiliz tarihçisi A. Toynbee'nin tarih olaylarının esrarlı bir güç tarafından belilendiği ve yönetildiği yolundaki savı usaaykırıcılıktır. Tarihin açıklanmasında toplumsal ve ekonomik yasaların yerine biyolojik etkenleri koymaya çalışan Malthüsçülük ve ırkçılık, psişik etkenleri koymaya çalışan Fröytçülük ve Adlercilik gibi öğretiler usaaykırıcılığa düşmektedirler. Usaaykırıcılığın ayırıcı niteliği, insanı bilinçli bir varlık olarak ele almaması ve bilinçdışı etkenlerle davranan bir varlıkmış gibi göstermeye çalışmasıdır. Örneğin, insan bütün eylemleri Fröytçülüğe göre cinsel içgüdü, Adlerciliğe göre aşağılık duygusu tarafından belirlenir. Devrimsel davranışlar, Fröytçülüğe göre, kollektif histeri nöbetleridir. Bu öğretilerin usaaykırılıkları, belli bir alanda geçerli olan savlarını insanın bütün eylemlerine yaymak isteyişleridir. İnsan, belli durumlarda, birçok duyguları arasında elbette cinsel ya da aşağılık duygularının etkisine de girer. Ama pek açıktır ki tarih, insanın bu duygularının güdüsüyle meydana gelmiş değildir. Kişisel psikoloji toplumsal ilişkileri belirlemez, tersine, kendisi toplumsal ilişkilerle belirlenir. Kaldı ki kişisel yaşamda bile bu etkenler, insanın kimi davranışlarının nedeni olabilirler ama, bütün davranışlarının nedeni değildirler. Bütün bunların üstünde de bu psişik etkenler, toplumsal ve ekonomik ilişkilerle meydana gelmişlerdir. bkz. Us, Usçuluk, Bilgi, Bilim, Bilgi Kuramı, Bilinç.
Ottoman - Turkish Dictionary

UŞABE

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
(C.: Eşâyib) Karışık olan. * Nesebi karışık kişi.
Ottoman - Turkish Dictionary

ÜŞABE

(Ottoman - Turkish Dictionary) :
Irkı, nesebi karışık adam. * Karışık cemaat. * Rüşvet ve hırsızlık gibi yollarla elde edilen kazanç.