yılan


Results for "yılan"

Turkish - French Dictionary

yılan

(Turkish - French Dictionary) :
serpent
Turkish - German Dictionary

yılan

(Turkish - German Dictionary) :
e Schlange.
Turkish - Spanish dictionary

yılan

(Turkish - Spanish dictionary) :
culebra
Turkish - Kurdish Dictionary

yılan

(Turkish - Kurdish Dictionary) :
mar.
Dream Dictionary of Phrase

YILAN

(Dream Dictionary of Phrase) :
Gizli düşmana, kadına, çocuğa, esenliğe, saltanata, beyliğe, kişinin geçimine; Vücudunun herhangi bir yerinden yılan çıktığını görmek aile fertlerinden birinin düşmanlığına, Ağızdan yılan çıkması kötü süz söyleyerek bundan zarar görmeye, Yastık veya yataağı üzerinde yılan öldürmek işinin vefat etmesine, Boğazından yılan çıkıp toprağa girdiğini görmek ecelinin yaklaşmasına, Yılanla boğuşmak düşmanından zarar görmeye, Yılanı öldürmek yahut kesmek düşmanına galip gelmeye, Yılan tutmak korktuğu şeyden eminolmaya, yılana sahip olup ondan korkmadığını görmek yüksek derecelere, Büyük yılan büyük ve güçlü düşmana, Küçük yılan zayıf düşmana, Ağzına yılan girdiğini görmek ilim ehli olmaya, Yılanın uçarak yükseldiğini görmek sevinç ve sürura ermeye, Yir yere yılan düşmesi, oranın yöneticisinin vefatına, Başının üzerinde yılan görmek devlet kademesinde itibar sahibi olmaya, Kab dolusu yılan görmek müslümanlara buğzetmeye, Yeşil yılan din düşmanına Etrafında yılanlar görmek yakınlarının düşmanlığına, onların sokamaması zarar verememelerine, Yılandan korkmak düşman şerrinden emin olmaya, Evde görülen yılan evdeki düşmana, hariçte görülen yılan dışarıdaki düşmana, Yılanın eti, kemiği ve derisi düşmanın malına, Yılanın kendisiyle konuştuğunu görmek düşmanı ile barışmaya yahut hayır ve menfaate ermeye, Yılanın kendisine fena söz söylediğini görmek düşmanı ile kavga etmeye yahut düşmanı yüzünden zarara uğramaya, Altın, gümüş ve diğer madenlerden yılan görmek büyük hayra, Arkadan yürüyen yılan hileli düşmana, Yılanın